Lug türkçesi Lug nedir

Lug ile ilgili cümleler

English: Be careful with my luggage.
Turkish: Bagajıma dikkat et.

English: Ali doesn't carry much luggage on trips.
Turkish: Ali gezilerde çok bagaj taşımaz.

English: Ali wondered how much luggage Mary was planning to take.
Turkish: Ali Mary'nin ne kadar bagaj almayı planladığını merak etti.

English: Ali lugged his suitcase up the stairs.
Turkish: Ali merdivenlerden yukarı bavulunu sürükledi.

English: Are there any liquids or sharp objects in your luggage?
Turkish: Bagajınızda herhangi bir sıvı veya kesici alet var mı?

Lug ingilizcede ne demek, Lug nerede nasıl kullanılır?

Cable lug : Mapa. Kablo pabucu. Kaldırma mapası.

Jack lug : Kriko kulağı.

Luge : Kızak yarışcısı. Tek kişilik kızak.

Luges : Tek kişilik kızak. Kızak yarışcısı.

Luggable computer : Taşınabilir bilgisayar.

Luggages : Bavullar. Bagaj. Eşya. Bavul.

Lugging : Çekmek. Sürüklemek. Çekme (bir şeyi). Sürüklenmek.

Lugged : Sürüklenmek. Sürüklemek. Çekmek. Yaka paça kelepçelenip tecrit edilmiş.

Luggage : Eşya. Taşıncak. Bavul. Bavullar. Yola çıkan kişinin tren, gemi ve benzeri taşıtlarda beraberinde götürdüğü ya da daha sonra arkasından gönderilmesi koşuluyla taşıyıcıya bıraktığı kişisel eşyaları. Bagaj.

 

Lugol : Lugol. Lügol. Nişastanın basit ayıracı.

İngilizce Lug Türkçe anlamı, Lug eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drag along : Sürümek.

Tug : Kuvvetli çekiş. Çabalamak. Çekelemek. Çekiş. Kuvvetle çekmek. Çekmek. Çekiştirmek. Römorkör. Asılmak.

Carries : Başarı kazanmak. Götürmek. Çakmak. Satışa sunmak. Getirmek. Kaldırmak. Sağlamak. Çekmek. Yayımlamak.

Transport : Heyecanlandırmak. Araç. Nakliye. Bir maddenin bir yerden başka bir yere taşınması. transport. Coşturmak. Ülkeler arasında ya da bir ülkenin ulusal sınırları içinde yolcuların ve çok daha önemli olarak tecim mallarının, alındığı yerden gideceği ya da kullanılacağı yere, çeşitli ulaşım araçlarından yararlanılarak götürülmesi. Yönetmeliğe aykırı olarak topun bir an elle götürülmesi. Taşıma. Taşıt.

Beareth : Acı çekmek. Bear (doğurmak). Katlanmak. Üretmek. İmal etmek. Dayanmak. Doğum yapmak. Doğurmak. Desteklemek.

Drifted : Yığılmak. Yığmak. Gayesiz yaşamak. Hayatın akışına bırakmak. Sürüklenmek. Toplanmak. Kendini koyvermek.

Dragged : Ağ ile suyun dibini taramak. Sürümek. Ağırdan almak. Ağır tempoyla çalınmak. Çekmek. Söz konusu etmek. Sürüncemede kalmak. Taramak. Sokmak.

Eaten away : Aşındırmak. Aşınmış. Erozyona uğratmak. Yiyip durmak.

Ate away : Erozyona uğratmak. Yiyip durmak. Aşınmış. Aşındırmak.

Eat at : Erozyona uğratmak. Aşındırmak.

Lug synonyms : lugh, drag, eat away, bears, tote, coach, carts, blow away, cart, bring away, drags, bear away, carried, dragging, carted, drail, drifts, drag away, bear, bring in through, drift, carry, carry away, carrying away, carry over.

 

Lug zıt anlamlı kelimeler, Lug kelime anlamı

Unclog : Açmak (tıkanık bir şeyi). Tıkanmış boruyu açmak. Bir blokajı açmak. Tıkanıklığı açmak (boru vb). Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.).

Lug antonyms : unstuff.

Lug ingilizce tanımı, definition of Lug

Lug kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To move slowly and heavily. The ear, or its lobe. As, the pack is a heavy lug. A rod or pole. As, a hard lug. To carry with difficulty, as something heavy or cumbersome. To haul. To pull with force. To drag along. The act of lugging. That which is lugged.