Lump türkçesi Lump nedir

  • Yığmak.
  • Toptan almak.
  • Katlanmak.
  • Biçimsiz parçalar halinde bir araya getirmek.
  • Topak.
  • Öbek.
  • Şişlik.
  • Yığın.
  • Bir araya toplamak.
  • Hantal hantal dolaşmak.
  • Parça.
  • Bir grupta toplamak.
  • Yumru.
  • Çekmek.
  • Ahmak.

Lump ile ilgili cümleler

English: I have a lump in my breast.
Turkish: Benim mememde bir yumru var.

English: Please put a lump of sugar in my coffee.
Turkish: Kahveme bir küp şeker koyun lütfen.

English: I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
Turkish: Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.

English: One lump of sugar, please.
Turkish: Bir küp şeker, lütfen.

English: Every time I think of Tom, I get a lump in my throat.
Turkish: Tom'u ne zaman düşünsem, boğazımda bir yumru hissediyorum.

Lump ingilizcede ne demek, Lump nerede nasıl kullanılır?

Lump coal : Topak kömür. Parça kömür.

Lump everything together : Her şeyi bir araya koymak.

Lump suckers : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, karın yüzgeçleri birleşerek bir emme safihasına dönüşmüş, atlantik ve pasifik okyanusları ve kutup denizlerinde yaşayan bir familya. Yuvarlak yüzgeçliler.

Lump sugar : Kesmeşeker. Küp şeker.

 

Lump sum : Toplu. Götürü. Toplam değişmez bedelli. Toplu para. Toptan. Tek bir seferde ödenen para. Maktuen. Toptan ödenen para. Toplam hesap. Defaten.

Lump sum taxation : Götürü usulde vergileme. Götürü vergilendirme. Götürü vergi. Küçük esnaf ve sanatkarın sattığı mal miktarı, malın satış değeri, karlılık düzeyi ve gelir elde edip etmediğine bakılmaksızın önceden belirlenen belli bir tutarla vergilendirilmesi. türkiye’de bu vergi uygulamasına 31.12.1998 tarihinde son verilmiştir.

Lump sum expenditure deduction method : Yükümlünün bildirimde bulunacağı hasılattan götürü olarak hesaplanan gider tutarının indirilmesi biçimindeki vergi matrahı hesaplama yöntemi. Götürü gider yöntemi.

Lump together : Bir araya koymak.

Sugar lump : Kesmeşeker. Şeker. Şeker topağı.

In a lump sum : Peşin ve taksitsiz olarak.

İngilizce Lump Türkçe anlamı, Lump eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lump ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assemble : Çevirmek (program). Toplaşmak. Birleşmek. Toplamak. Birleştirmek. Montaj yapmak. Monte etmek. Çevirmek (bilgisayar). Toplanmak.

Protuberances : Kabartı. Çıkıntı. Tümsek.

Asses : Popo. Eşek herif (argo terim). Kıç (argo terim). Eşek (argo terim). Göt (argo terim).

Aggregations : Bir araya gelme. Toplama. Yığışım. Toplanma. Küme. Birleştirme.

Bulk : Hantal gövde. Boy. Genellikle evrelerin sınır yüzeylerinden uzakta olan bölgelerini nitelemek için kullanılan, görece geniş oyluma dağılmış özdek kümesi. Şişirmek. Sindirim sistemini mekaniksel olarak dolduran, hayvana tokluk hissi veren, kuru maddesinde % 18’den fazla ham selüloz içeren saman, kavus ve kabuklarla koçanlar. Esas kısmı. Dolgu maddesince zengin yemler. Büyümek. Önemli olmak.

 

Cake : Kalıp. Çörek. Kabuklaşmak. Kabuk bağlamak. Küspe. Katılaşmak. Kek. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün.

Accumulates : Birikmek. Biriktirmek. Yığılmak. Çoğalmak. Toplanmak. Toplamak.

Cob : Taneleri alınmış, selüloz bakımından zengin, öğütülerek geviş getiren hayvanlara dolgu maddesi olarak yedirilebilen mısır koçanının bir parçası, somak, sömek. Kısa bacaklı binek atı. Küçük yuvarlak ekmek. Koçan. Mısır koçanı. Erkek kuğu. Midilli. İri fındık.

Federalize : Devletleri birleştirmek. Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalise). Bir araya getirmek. Federasyon haline getirmek (devletleri). Birleştirmek.

Agglomerations : Toplanma. Bağlantı noktası. Yığılma. Küme. Yığışım. Bir araya toplama. Yığışma. Toplama. Yığma.

Lump synonyms : concretions, acquiesce, boss, puffiness, lumped, apophysis, lumping, batches, burl, band together, condylus, aments, clue, acquiesces, attract, collect, bunch, protuberance, budget, cupola, aggregation, aliquots, globular, agglomeration, phrasal, broken pieces, burls, heap, cast up, arse, blockhead, huddles, round up.

Lump ingilizce tanımı, definition of Lump

Lump kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To throw into a mass. To unite in a body or sum without distinction of particulars. A small mass of matter of irregular shape. A lump of iron ore. An irregular or shapeless mass. As, a lump of coal.