Lumped türkçesi Lumped nedir

Lumped ile ilgili cümleler

English: The man slumped to the floor.
Turkish: Adam aniden yere düştü.

English: Ali slumped against the wall, exhausted and miserable.
Turkish: Ali duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.

English: Ali slumped down next to Mary.
Turkish: Ali Mary'nin yanında yığılıp kaldı.

English: Ali slumped back in his chair.
Turkish: Ali sandalyesine çöktü.

Lumped ingilizcede ne demek, Lumped nerede nasıl kullanılır?

Lumped circuit : Toplu öğeli devre.

Lumped parameter system : Toplu parametreli sistem. Toplu parametreli dizge.

Clumped : Kümeye eklemek. Yumruklamak. Yığmak. Ağır adımlarla yürümek. Kümelenmiş. İndirmek (argo terim). Küme.

Flumped : Güm diye bırakmak. Çökmek. Gürültülü bir şekilde damlamak. Pat diye düşmek.

Plumped : Pat diye oturmak. Şişmanlatmak. Tombul. Pat diye söylemek. Küt diye bırakmak. Tombullaşmak. Semirtmek. Dolgun. Şişmanlamak. Küt diye düşmek.

Lumpen proletarian : Lümpen proleter.

Lumpers : Tersane işçisi. Gemi yükleme işçisi. Liman işçisi. Dok işçisi. Yük boşaltma işçisi.

Lumpen : Lümpen.

Lumper : Gemi yükleme işçisi. Liman işçisi. Tersane işçisi. Yük boşaltma işçisi. Dok işçisi.

 

Lumpen proleteriat : Marksist yaklaşıma göre, üretimden koparılarak sınıfından yalıtılmış ve sınıf bilinci olmayan emekçiler. (underclass) toplumun iktisadi ve sosyal sınıf tanımlamalarının dışında kalmış, yoksullaştırılmış ve her türlü olanaktan yoksun bırakılmış kişiler. diğer bir deyişle toplumun marjinal kesimi. Lümpen proleterya.

İngilizce Lumped Türkçe anlamı, Lumped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lumped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allures : Albeni. Baştan çıkarmak. Çekme. Aklını başından almak. Cezbetmek. Aklını çelmek. Çekici. Aklını başından almak (argo terim). Büyülemek.

Amassing : Bir araya getirmek. Biriktirmek. Toplamak. Bir araya gelmek. Top olmak.

Attracts : Cezbetmek.

Cast up : Yukarı fırlatmak. Hesap yapmak. Kıyıda yıkamak. Karaya vurmak. Sahilde yıkamak. Yukarıya kaldırmak. Kusmak. Toplamını çıkarmak. Karaya atmak.

Beareth : Doğurmak. Dayanmak. Doğum yapmak. Taşımak. Üretmek. Acı çekmek. Desteklemek. İmal etmek. Bear (doğurmak).

Appeal : Yardım ya da merhamet için yapılan rica. Üstyargı yolu. Başvuruda bulunmak. Yalvarmak. Cazip gelmek. Müracaat etmek. Dilemek. İlgisini çekmek. Cazibe.

Allure : Çekici. Çekme. Cezbetmek. Albeni. Aklını başından almak (argo terim). Çekicilik. Büyülemek. Cazibe. Aklını çelmek.

Amass : Top olmak. Biriktirmek. Bir araya getirmek. Toplamak. Bir araya gelmek. Biraraya getirmek.

Abidden : Uymak. Durmak. Baki kalmak. Dayanmak. İkamet etmek. Beklemek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Sadık kalmak.

Clump : Kümeye eklemek. Kümelemek. Ağır ağır atılan adımların sesi. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Yumruklamak. Ayak patırtısı. Ağır adımlarla yürümek. İndirmek. Yığın.

 

Lumped synonyms : acquiesce, absorbs, absorb, clumped, timber, bear up, plank, agglomerated, accite, bear, bank up, abide by, accumulates, planking, lump, board, wood, accepts, attract, abides, acquiesces, agglomerates, clumping, agglomerating, wholesale, stock, accumulate, sell wholesale, lumping, bank, abided, abideth, accumulating.

Lumped zıt anlamlı kelimeler, Lumped kelime anlamı

Ride : Binmek. Arabaya binmek (sürmeden). Sürüklenmek. Taşımak (omuzunda vb). Arabayla gezmek. Kafa bulmak. Geçmek (yol). Üst üste binmek. Sürmek. Havada kalmak.

Lipless : Dudaksız. Dudakları olmayan.