Lure türkçesi Lure nedir
- Cezbetmek.
- Çekicilik.
- Ayartmak.
- Tuzak.
- Yemlemek.
- Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.
- Sırtı.
- Çekim.
- Cazibe.
- Kapan.
- Çığırtkan.
- Çekmek.
- Yem.
- Rapala.
Lure ile ilgili cümleler
English: Ali was lured into a trap.
Turkish: Ali bir tuzağa çekildi.
English: Cheese often lures a mouse into a trap.
Turkish: Peynir genellikle bir fareyi tuzağa çeker.
English: No man can resist the lure of a woman.
Turkish: Hiçbir adam çekici bir kadına karşı koyamaz.
English: Ali lured us into a trap.
Turkish: Ali bizi bir tuzağa çekti.
English: He lured her with trinkets.
Turkish: O onu incik boncukla cezbetti.
Lure ingilizcede ne demek, Lure nerede nasıl kullanılır?
Fish shaped lure : Olta iğnesinin baş veya pala kısmına balık görüntüsü verilerek kurşun dökmek suretiyle oluşturulmuş ve bir balığı yakalamada kullanılan olta. Zoka.
Lured : Cezbetmek. Cezbedilmiş. Kandırılmış. Ayartmak. Yemlemek.
Lures : Yem. Çığırtkan. Tuzak. Çekmek. Cezbetmek. Yemlemek. Ayartmak. Cazibe.
Lurex : Lureks. Bu metal kablonun el veya fabrika ürünü. Plastik kaplı metal kablo markası.
Absolute product failure : Bir firmanın yeni piyasaya sürdüğü ancak üretim ve pazarlama maliyetlerini karşılamayan ve finansal kayba neden olan ürün. Mutlak ürün başarısızlığı.
Allurements : Cazip şey. Çekicilik. Büyüleme. Cezbetme. Çekici taraf. İncizap. Cazibe. Çekme. Albeni.
Allure : Aklını başından almak (argo terim). Aklını başından almak. Çekici. Cezbetmek. Cazibe. Baştan çıkarmak. Büyülemek. Ayartmak. Çekicilik. Albeni.
Allurer : Aklını çelen kimse. Ayartan veya baştan çıkaran bir şey. Büyüleyen kimse.
Automatically cleared failure : Otomatik temizlenen arıza. Otomatik giderilen arıza.
Accelerated failure time model : Hızlandırılmış durma zamanı modeli.
İngilizce Lure Türkçe anlamı, Lure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affinity : İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Kimyasal koşullar eş ya da birbirine çok yakın olduğunda öğelerin birbirleriyle birleşmede gösterdikleri seçicilik. İlgi. Benzeşme. Benzerlik. Başka bir özdeği çekme, onunla birleşme eğilimi. Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken. Alaka. Benzeşim.
Fodders : Yem vermek.
Trapan : Kıskaç.
Animal magnetism : Çekici cazibe. Cinsel çekicilik. Hayvan manyetizması. Canlı manyetizması. Cinsel cazibe.
Cajolement : Tatlı sözlerle kandırma. Ayartma. Yaltaklanarak ikna etme. Baştan çıkarma.
Baited : Rahatsız edilmiş. Olta yemi. Eziyet etmek. Kızdırılmış. Cezp edilmiş. Rahatsızlık verilmiş. Canı sıkılmış. Kışkırtmak.
Bait : Kandırma. Kasten kızdırmak. Taciz etmek. Yem takmak. Oltaya ya da tuzağa yem koymak. İstek uyandıran şey. Yapay olta yemi. Kışkırtmak. Rahatsız etmek.
Choice : Seçilmiş kişi veya şey. Tercih. Seçenek. Elit. Seçkinler. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Çare. Seçme. Seçiş.
Ambushing : Pusuya düşürmek. Pusu kurmak. Pusuya yatmak. Pusuya yerleştirmek. Tuzak kurmak. Pusu. Pusuda beklemek.
Ambuscades : Tuzağa düşürmek. Pusu. Pusu yeri. Pusuya düşürmek. Pusuda beklemek. Pusuya yatmak. Pusuya yerleştirmek. Pusu kurmak. Tuzak kurmak.
Lure synonyms : carrying away, allured, feed stuff, draftings, snare, fishmeal, colludes, debauching, delude, beguiles, attraction, shill, beauteousness, captivate, abide, springe, promoter, feed, corrupts, come on, colluded, conjugations, cajolements, abidden, draws, allure, boosters, captivated, abstract, fodder, abrook, wire, trap.
Lure ingilizce tanımı, definition of Lure
Lure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To draw to the lure. To entice. A contrivance somewhat resembling a bird, and often baited with raw meat. To attract. Used by falconers in recalling hawks. Hence, to allure or invite by means of anything that promises pleasure or advantage. To recall a hawk or other animal.

Bu kısımda Lure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.