Lustre türkçesi Lustre nedir
- Işık veren şey.
- Avize.
- Cilalamak.
- Sır.
- Parlatmak.
- Parıldamak.
- Parlaklık.
- Şamdan.
- Parıltı.
- Parlaklık vermek.
- Göz alıcılık.
- Cila.
- İhtişam.
- Işıtmak.
Lustre ingilizcede ne demek, Lustre nerede nasıl kullanılır?
Metallic lustre : Metalik parlaklık.
Lustred : Sır. Cilalamak. Işıtmak. Parlaklık. Göz alıcılık. Şamdan. Işık veren şey. Parlatmak. Parıldamak. Parlaklık vermek.
Lustreless : Donuk. Mat. Sönük. Fersiz. Cilasız.
Lustres : Şamdan. Parlatmak. Işık veren şey. Parlaklık. Sır. Parıldamak. Işıtmak. Parlaklık vermek. Göz alıcılık. Cilalamak.
Lustreware : Sırlı çanak çömlek.
As an illustration : Açıklama olarak. Gösteri olarak. Örnek olarak. Örnekleme olarak.
Lustration : Taharet. Yıkama.
Lustring : Parlatma dekatirlemesi. Parlatma.
Lustrousness : Parlaklık.
Lustral : Beş yılda bir olan. Arınma seromonisi ile ilgili.
İngilizce Lustre Türkçe anlamı, Lustre eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lustre ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Backdoor : Kaçamak. Bir bilgisayar sistemine veya o sistem içindeki veriye belgesiz erişim geçişi (bilgisayar). Arkakapı. El altından olan. Gizli giriş. Arka kapı. Saklı. Sisteme izinsiz erişim geçişi. Yasadışı.
Flambeaux : Fener. Meşale.
Glancing : Göz gezdirmek. Bakıvermek. Göz atmak.
Confidence : İnanç. Güven duygusu. Kendine güven. İnanma. Gizlilik. İtminan. İtimat. Sırdaşlık. Gizli şey. Görgül, mantıksal ya da sayımsal işlemlere dayanarak bir gözlemsel bilgi ya da bulgunun öyle olduğu ya da öyle kalacağı duygusu.
Coruscating : Çok eğlenceli. Parlamak. Aşırı derecede canlı ve heyecanlı. Parlak bir şekilde yansıtmak. Işıldamak. Işıldayan.
Cabbala : Gizem. Kabala. Gizli öğreti. Esrar. İbrani felsefesi yazıları.
Brilliance : Renksel parlaklık. Şaşaa. Harikuladelik. Mükemmellik. Görkem. Deha. Renksel doygunlukla parıltının birlikte doğurduğu görsel algılama olgusu.
Braveries : Gösteriş. Görkem. Şecaat. Mertlik. Babayiğitlik. Dövüşkenlik. Kahramanlık. Cesurluk. Erkeklik.
Burn : Alev almak. Fazla pişerek yanmak. Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur. yanık yeri. Öfkelendirmek. Yakmak. Süratle gitmek. Kazık atmak. Yanıp tutuşmak. Oyuna getirmek.
Cabbalah : Gizli öğreti. Gizem. Kabala. Esrar. İbrani felsefesi yazıları.
Lustre synonyms : refulgency, coruscated, brighten, brightening up, glimmers, lac, glazings, lustering, lustred, blanches, brigthness, candelabra, chandelier, brightens, blazoned, shininess, glazing, confidences, brighten up, luster, brillancy, yuccas, gaiety, costliness, lustres, megilp, glorious, grandioseness, glanced, chasers, candle holder, effulge, yucca.
Lustre zıt anlamlı kelimeler, Lustre kelime anlamı
Dullness : Ağırlık. Kesat. Donukluk. Ahmaklık. Matlık. Can sıkıntıs. Sönüklük. Sıkıntı. Durgunluk.
Lustre ingilizce tanımı, definition of Lustre
Lustre kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Luster.

Bu kısımda Lustre kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lustre ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lustre anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lustre ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.