Lustres türkçesi Lustres nedir
- Sır.
- Parlaklık.
- Işık veren şey.
- Göz alıcılık.
- Parıldamak.
- Parlatmak.
- Işıtmak.
- Parlaklık vermek.
- Cilalamak.
- Şamdan.
Lustres ingilizcede ne demek, Lustres nerede nasıl kullanılır?
Metallic lustre : Metalik parlaklık.
Lustre : Parıldamak. Avize. Parıltı. Cilalamak. İhtişam. Sır. Şamdan. Işık veren şey. Parlatmak. Cila.
Lustred : Göz alıcılık. Parlaklık. Parlaklık vermek. Işık veren şey. Parlatmak. Şamdan. Cilalamak. Parıldamak. Işıtmak. Sır.
Lustreless : Sönük. Cilasız. Fersiz. Mat. Donuk.
Lustreware : Sırlı çanak çömlek.
Lustrousness : Parlaklık.
Lustral : Arınma seromonisi ile ilgili. Beş yılda bir olan.
Lustrine : Sırlı kumaş. Parlak ipek kumaş. Parlak kumaş.
Lustration : Taharet. Yıkama.
Lustrum : Beş yıllık dönem. Beş senelik müddet.
İngilizce Lustres Türkçe anlamı, Lustres eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lustres ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brilliancy : Görkem.
Gloss : Yaldız yapmak. Örtbas etmek. Yorum. Yaldızlamak. Dipnot düşmek. Perdah. Parıltılı yapmak. Açıklama yapmak. Parlamak.
Coruscation : Pırılda. Işıma. Parıltı. Yanardöner.
Burn : Yakmak. Yanık. Kavurmak. Oyuna getirmek. Işık saçmak. Kazık atmak. Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur. yanık yeri. Başını yakmak. Fazla pişerek yanmak.
Brigthness : Birim yüzey basma mum gücü ya da lümen olarak, belli bir doğrultudaki ışık yeğinliğinin, o doğrultuya dik ışıyan yüzölçüme oranı.
Backdoor : Arkakapı. Arka kapı. Gizli giriş. Saklı. Sisteme izinsiz erişim geçişi. Bir bilgisayar sistemine veya o sistem içindeki veriye belgesiz erişim geçişi (bilgisayar). Gizli. Kaçamak. El altından olan.
Blanch : Ağartmak. Benzi atmak. Beti benzi atmak. (et vb) haşlamak. Kalaylamak. Rengi atmak. Yüzünün rengi solmak. Rengini açmak. Soldurmak.
Frit : Renkli cam tozu. Isıtıp yumuşatmak. Korkmuş. Sırç. Ürkmüş. Cam hamuru. Cam yapımında kullanılan erimiş bir madde. Emaye. Çini hamuru.
Lustered : Şaşaa. Fevkalade parlaklık. Parıltı. Aydınlık.
Glances : Göz gezdirmek. Bakıvermek. Göz atmak. Bakışlar.
Lustres synonyms : refulgency, gleamed, illume, candelabrums, flamboyancy, finishes, dazzlement, glanced, blanches, brightness, burnishing, candle holder, blazons, illumes, flame, lustre, glosses, glared, blanching, splashiness, candlestick, effulgence, radiance, furbished, cabbalas, sheen, give a polish, confidence, furbish, cabala, flambeau, luster, illuminates.
Lustres zıt anlamlı kelimeler, Lustres kelime anlamı
Dullness : Can sıkıntıs. Asamiyet. İdraksizlik. Sönüklük. Kesat. Sıkıntı. Sersemlik. Ahmaklık. Körlük. Durgunluk.

Bu kısımda Lustres kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lustres ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lustres anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lustres ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.