Made every effort türkçesi Made every effort nedir

  • Elinden geleni yapmak.
  • Her türlü çabayı sarfetmek.

Made every effort ile ilgili cümleler

English: We made every effort to help him.
Turkish: Ona yardım etmek için her çabayı gösterdik.

Made every effort ingilizcede ne demek, Made every effort nerede nasıl kullanılır?

Made : Yapmak (make) eyleminin ikinci hali. Başarıdan emin. Tamamen uygun. Yapılı. -den yapılmış. -den. Garantili. Üretilmiş. Tam uyan. Yapılmış.

Every : Herbir. Alışılmış. Her bir. Değme. Her türlü. Bütün. Her (bir). Her. Mutat.

Effort : Güç. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç. Başarı. Efor. Ceht. Gayret. Teşebbüs. Uğraşma. Emek.

Exert every effort : Çırpınıp durmak.

Make every effort : Her türlü çabayı sarfetmek. Elinden geleni yapmak.

İngilizce Made every effort Türkçe anlamı, Made every effort eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Made every effort ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be all out for something : Var gücüyle çalışmak. Tüm gücünü kullanmak.

Bend over backwards : Uğraşmak. Çırpınmak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek. Aşırı önlem almak. Çok gönüllü olmak. Çok uğraşmak. Çok çaba harcamak. Çok hevesli olmak. Aşırı çaba sarfetmek.

 

Bust a gut : Çok çaba harcamak. Kahkahalara boğulmak. Tüm yolları denemek. Bütün gücünü harcamak. Kıçını yırtmak. Kahkahayı basmak. Çok çalışmak. Büyük güç harcamak.

Move heaven and earth : Her yola başvurmak. Her çareye başvurmak. Çalmadık kapı bırakmamak. Tüm çabasını harcamak. Mümkün olan her şeyi yapmak. Kendini paralamak. Çırpınmak. Dünyayı yerinden oynatmak. Elinden gelen her şeyi yapmak.

Do oneself justice : Bekleneni vermek. Her zamanki performansını göstermek. Her zamanki performansı göstermek.

Pull out all the stops : Tüm şartları zorlamak. Tüm olanaklarını seferber etmek. Göbeği çatlamak. Tüm olanakları kullanmak. Elinden gelen her şeyi yapmak. Var gücüyle çalışmak.

Go all out : Elden gelen her şeyi yapmak. Canını dişine takmak. Her yolu denemek. Tüm yolları denemek. Bütün gücünü kullanmak.

Lean over backwards : Birisini memnun etmek için her yolu denemek. Çırpınmak. Yardımcı olmak için elinden geleni yapmak. Varını yoğunu ortaya koymak. Kıçını yırtmak.

Make the best of : Olabildiğince yararlanmak. Sonuna kadar kullanmak. Azami derecede yararlanmak. Birşeyin hakkını vermek. En iyi şekilde değerlendirmek. Eldekini en iyi şekilde kullanmak. Yapabileceğinin en iyisini yapmak. Gerekeni yapmak.

Made every effort synonyms : make every endeavor, exert oneself to the utmost, go the whole hog, make an all out effort, make every effort, fall over backwards.