Magnetic permeability türkçesi Magnetic permeability nedir

  • Manyetik geçirgenlik.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bir mıknatıssal geçirgen cisimde oluşan mıknatıssal akı yoğunluğunun, bunu irkilten dış mıknatıssal alan yeğinliğine oranı.
  • Mıknatıssal geçirgenlik.

Magnetic permeability ingilizcede ne demek, Magnetic permeability nerede nasıl kullanılır?

Magnetic : Çekici. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili. Mıknatıs özelliği taşıyan, mıknatısla ilgili. Mıknatıssal. Magnetik. Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Manyetik. Mıknatıs. Mıknatıslı.

Permeability : Geçirimlilik. Nüfüs edilebilirlik. Geçirilgenlik. Geçirgenlik. Su geçirgenliği. Kimi kayaç ve katmanlarda görülen, suyu emip alt katmanlara sızdırma niteliği, bk. geçirimsizlik. Biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Permeabilite. Birim zar alanı başına geçişi ölçen katsayı. Bir zarın, iki tarafında bulunan maddeleri bir taraftan diğer tarafa geçirebilme yeteneği. permeabilite.

Magnetic alloy : Manyetik alaşım.

Magnetic amplifier : Manyetik yükselteç. Manyetik amplifikatör.

Magnetic analysis : Yüklü öğeciksel parçacıklardan oluşan bir demeti, bir mıknatıssal alan etkisi altında, hızlarına, yüklerine ya da kütlelerine göre ayırma işlemi. Manyetik analiz. Manyatik analiz. Mıknatıssal çözümleme.

 

Magnetic anneal : Mıknatıslı tavlama.

İngilizce Magnetic permeability Türkçe anlamı, Magnetic permeability eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magnetic permeability ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutma katsayısı. Soğurganlık. Emicilik. Emme sığası. Soğurma katsayısı. Emme kapasitesi. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurabilirlik.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Accelerometer : Akselerometre. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvme ölçme aleti. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Hızlanma ölçer. İvmeyi ölçen aygıt. İvme ölçer. İvmeyi ölçen.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı. Soğurum kıyısı.

Absorption loss : Emme yitiği. Emme yitmesi. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme kaybı. Soğurma kaybı. Absorpsiyon kaybı. Soğurum yitimi.

 

Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık coulomb. Abkulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon.

Absolute zero : Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Mutlak sıfır. Salt sıfır.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler. Saltık birimler. Temel kütle.

Abampere : 10 ampere eşit akım birimi. 10 amper birim. On amper. On amperlik çıngı cereyan birimi. Saltık ampere. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi.

Magnetic permeability synonyms : abnormal reflection, acoustic absorptivity, absorptiometer, acoustic feedback, absorption band, absolute magnitude.