Magnetics türkçesi Magnetics nedir

  • Manyetikler.
  • Manyetik ilmi.
  • Manyetik.
  • Mıknatıs bilimi.

Magnetics ingilizcede ne demek, Magnetics nerede nasıl kullanılır?

Electromagnetics : Fiziğin mıknatıslık ile elektrik arasındaki etkileşimi inceleyen dalı. Elektromanyetizma. Elektrikli mıknatıs bilimi. Elektromanyetik.

Magnetic alloy : Manyetik alaşım.

Magnetic amplifier : Manyetik amplifikatör. Manyetik yükselteç.

Magnetic analysis : Manyatik analiz. Mıknatıssal çözümleme. Manyetik analiz. Yüklü öğeciksel parçacıklardan oluşan bir demeti, bir mıknatıssal alan etkisi altında, hızlarına, yüklerine ya da kütlelerine göre ayırma işlemi.

Magnetic anneal : Mıknatıslı tavlama.

Magnetic azimuth : Manyetik azimut. Manyetik istikamet açısı.

Magnetic axis : Manyetik eksen.

Magnetic bar : Mıknatıs çubuğu. Manyetik çubuk.

Magnetic annealing : Mıknatıslı tavlama. Mıknatıslı tav.

Magnetic barrier : Manyetik set. Yüklü parçacıkları yansıtacak biçimde düzenlenmiş olan donanım. Magnetik set.

İngilizce Magnetics Türkçe anlamı, Magnetics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magnetics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Geophysical science : Jeofizik.

Geophysics : Jeofizik. Geofizik. Yerin, uçunyuvarını ve yeryuvarını da içine alarak, doğabilimsel özelliklerini inceleyen bilim dalı. Yerdoğabilimi. Yerin fiziksel özelliklerini inceleyen bilim. Yerfiziği. Yer fiziği. Fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Toprak fiziği.

 

Magnetic : Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili. Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Mıknatıssal. Mıknatıslı. Magnetik. Mıknatıs. Mıknatıs özelliği taşıyan, mıknatısla ilgili. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekici.

Magnetism : Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mıknatısiyet. Mıknatıslık. Doğabilimin, mıknatıslar, mıknatıssal alanlar ve özdeklerin mıknatıssal özelliklerini inceleyen kolu. Çekicilik. Manyetizm. Cazibe. Manyetizma. Mıknatıslılık. Bir mıknatıstan ya da bir elektrik akımından doğan indükleme alanındaki cismin durumu.

Pickup : Gelişme. Keklik (av). Yükselme. Kaldırma. Arabaya alma. Alniko, seramik gibi mıknatısların çevresine iletken bir telin sarılması yoluyla elde edilen ve gitar tellerinin titreşimini ses sinyaline dönüştüren aygıt. Pikap kafası. Hızlanma. Kalan yemeklerden oluşan öğün. Plakçalar.

Magnetics ingilizce tanımı, definition of Magnetics

Magnetics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science of magnetism.