Magnets türkçesi Magnets nedir

Magnets ile ilgili cümleler

English: They were drawn to each other like magnets.
Turkish: Onlar mıknatıs gibi birbirlerine çekildiler.

English: The children played with magnets.
Turkish: Çocuklar mıknatıslarla oynadılar.

English: How do magnets work?
Turkish: Mıknatıslar nasıl çalışır?

English: The magnets on their heads were responsible for that.
Turkish: Bunun için onların başlarındaki mıknatıslar sorumluydu.

English: I remember playing with magnets in kindergarten.
Turkish: Anaokulunda mıknatıslarla oynadığımı hatırlıyorum.

Magnets ingilizcede ne demek, Magnets nerede nasıl kullanılır?

Electromagnets : Elektromıknatıslar. Elektromıknatıs. Elektrik akımıyla oluşan mıknatıs. Elektrikli mıknatıslar.

Magnet core : Mıknatıs çekirdeği. Bir akım kangalının uyardığı mıknatıssal alanın yeğinliğini artırmak için, içine yerleştirilen yumuşak demirden çekirdek.

Magnet keeper : Manyetik şönt.

Magnet o electric induction : Mıknatıssal irkilim. Mıknatıssal akının değişimi ile yük-süren kuvvet oluşumu.

Magnet steel : Mıknatıs çeliği.

Moving magnet instrument : Devinen mıknatıslı alet. Devinen mıknatısli alet.

Colour purity magnet : Renk saflaştırma mıknatısı.

Magnet yoke : Mıknatıslı boyunduruk.

 

Bar magnet : Çubuk biçimli süreğen mıknatıs. Çubuk mıknatıs.

Magnet wire : Bobin teli.

İngilizce Magnets Türkçe anlamı, Magnets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magnets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behaviour : Tavır. Hareket. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Davranış tarzı. Tutum. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Hareket tarzı. Davranış. Hal.

Paramagnetism : Mıknatısla çekilebilme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Paramanyetizma. Mıknatıslanırlık. Paramanyetizm. Paramanyetiklik. Özdeciksel mıknatıs kolcuklarının, bir yöne doğru dizilmeye çalışmalarından doğan mıknatıslık. Paramagnetizm. Paramanyetik olma durumu. Dizilmıknatıslık.

Magnet : Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Demirkapan. Bir elektrik akımı üzerinde kuvvet etkisi ile kendini belli eden ve demir mıknatıssal tozları çekebilen demir ya da çelik nesne. Elektrikli mıknatıs. Komşu cisimde bir mıknatıslı alan oluşturan cisim. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Conduct : Gidiş. Geleneklere, göreneklere, aktöreye, güzellik kurallarına ve ilkelerine göre değerlendirilen ya da yöneltilen kişi davranışı. insanı hayvandan ayırt eden bilinçli, özgür istence dayalı davranış. İletmek. Kılavuzluk etmek. Davranış. Elektriği iletmek. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sevk ve idare etmek. Rehberlik etmek. Yürütmek.

Attractive force : Atraktif güç. Çekici güç.

 

Diamagnetism : Geçirgenliği bir vakumunkinden daha az olan maddelerin özellikleri (fizik). Zayıf mıknatıslılık. Diyamagnetizm. Ters dizilmıknatıslılık. Manyetik maddelerin manyetik alan içinde 90 derece açıyla sıralanışı. Ters dizilmıknatıslık. Diyamanyetizma. Diyamanyetizm. Diyamıknatıslılık.

Nonmagnetic : Manyetik olmayan. Mıknatıslanmaz. Antimanyetik. Mıknatıssız.

Attraction : Çekici şey. Sempati. Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.). Getirtme. Eğlence programı. Hukuk, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çekicilik. Atraksiyon. Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri. Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet.

Electromagnetism : Kıvıl akımların yarattığı mıknatıslık alanları. Elektromıknatıslık. Kıvılmıknatıslık. Elektrik akımıyla üretilen mıknatıslılık. Elektriksel mıknatıslılık. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektriksel mıknatıslanma. Elektromanyetizm. Akımmıknatıslık. Elektromanyetizma.

Behavior : Davranış. Hal. Davranış tarzı. Hareket tarzı. Genel anlamda bir organizmanın görülen ve görülmeyen her türlü bedensel, ruhsal ve zihinsel etkinliğine verilen ad. bir organizmanın belli bir gereksemeyi karşılamak için çaba harcayarak gösterdiği etkinlik. Davranım. Hareket. Tavır. Tutum.

Magnets synonyms : deportment, antiferromagnetism, demeanour, magnetic, magneton, magnetic force, paramagnet, ferromagnetism, magnetic attraction, attractive, demeanor, magnetons.

Magnets zıt anlamlı kelimeler, Magnets kelime anlamı

Repulsion : Repulsiyon. İtim. Antipati. İtme. Repulziyon. İğrenme. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki özdeciği ya da taneciği birbirinden uzaklaştıran kuvvet. Cisimlerin birbirini itme gücü. Tiksinti.

Repulsive : Antipatik. Yavan. Tanecikleri birbirinden uzaklaştıran kuvvetlere ilişkin. İtme eğilimi olan. İtici. İğrenç. Tiksindirici. Soğuk. İtişli. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Sanity : Aklıselimlik. Aklı başında olma. Mantıklı olma. Akıl sağlığı. Aklıselim. Akıllılık. Muhakeme. Fikir selameti. Ruh sağlığı.