Mıknatın nedir, Mıknatın ne demek

Mıknatın; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir terimdir.

Fiziksel anlamı:

Dönü mıknatıs kolcuğu birimi.

Fiziksel anlamı:

Öğeciksel parçacıkların mıknatıssal döngü birimi; Bohr mıknatını 5584 Gauss cm/mol 'dür.

Mıknatın kısaca anlamı, tanımı

Mıknatıssal döngü : Mıknatısı, birini mıknatıssal yeğinlikte bir alana dik olarak tutabilmek için uygulanması gereken kuvvet çiftinin döngüsü; ucay yeğinliği ile ucaylar uzaklığının çarpımı

Mıknatıs kolcuğu : Kuzey ve güney ucaylarda oluşan mıknatıscık; mıknatıs alanlarına kaynak olan noktasal mıknatıs.

Mıknatıssal : Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili.

Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

Parçacı : Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.

Öğecik : Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir R örgüsünde (kümeler dolamında) sıfırdan (boş kümeden) ayrımlı ve biçiminde hiçbir öğesi varlamayan öğesi.

 

Döngü : Herhangi bir olayın birden fazla tekrarlanması. Kısır döngü.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Gauss : Manyetik alanın şiddet birimi.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Kolcu : Bir şeyi korumak için bekleyen veya kol gezen görevli, muhafız. Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Dönü : Koşu yolunda, her bir dönüşe verilen ad. Genellikle 400 m. olur. Birinci gelecek güreşçiyi seçmek için, karşılaşmalarda, aynı kilodaki güreşçiler arasında, yenilenlerin elenmesini sağlamak üzere yapılan güreş dizisi. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. [Bakınız: spin]. Birçok keseklerden meydana gelen bir koşuğun her keseğine denir. Yarışlıkta yapılan yarışlarda, her bir dönüşe verilen ad. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tövbe.

 

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Dür : İnci.

Diğer dillerde Mıknatın anlamı nedir?

İngilizce'de Mıknatın ne demek ? : magneton