Mıknatıssal nedir, Mıknatıssal ne demek

Mıknatıssal; Fiziksel, Fizik, Kimya, Sinema alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili.

Mıknatıssal tanımı, anlamı

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde

Çekirdeksel mıknatıssal çınlanım : Öğecik çekirdeklerinin bir mıknatıssal alan içinde akımmıknatıssal bir dalga ile çınlanıma girmesi.

Çekirdeksel mıknatıssal döngü : Açısal devinirliği olan bir temel parçacığın mıknatıssal döngüsü.

Kuzey mıknatıssal ucay : Özgürce devinecek biçimde asılmış bir çıplak mıknatıs çubuğun kuzeye bakan ucu. Eş anlamlısı: artı mıknatıssal ucay.

Mıknatıssal akı : Mıknatıssal alan yeğinliğinin bir yüzeye dik birleşeninin yüzey boyunca tümlevi.

Mıknatıssal akım yoğunluğu : Bir muknatıssal alan içinde, alanın kuvvet çizigilerine dik olarak yönelmiş birim yüzeyden geçen akı. bk. mıknatıssal irkilim.

Mıknatıssal alan : Bir mıknatısın, çevresinde, mıknatıssal kuvvetlerin etkin olduğu uzay bölgesi.

Mıknatıssal alınganlık : Bir özdekte oluşan mıknatıslanma yeğinliğinin, ona etkiyen mıknatıssal alan yeğinliğine oranı. anlamdaş mıknatıslanırlık.

 

Mıknatıssal bürgü : Duyarlı elektriksel düzenekleri kaçak mıknatıssal alanlardan korumak için kullanılan yumuşak demirden kutu.

Mıknatıssal büzülüm : Bir demirmaknatıssal özdeğin, mıknatıssal alan etkisinde kalınca boyutlarında oluşan değişim.

Mıknatıssal çevrim : Bir mıknatıssal alanın kuvvet çizgilerinin izlediği kapalı yol.

Mıknatıssal çözümleme : Yüklü öğeciksel parçacıklardan oluşan bir demeti, bir mıknatıssal alan etkisi altında, hızlarına, yüklerine ya da kütlelerine göre ayırma işlemi.

Mıknatıssal direnç : Bir mıknatıssal çevrimde, mıknatıssal yük-süren kuvvetin mıknatıssal akıya oranı.

Mıknatıssal döngü : Mıknatısı, birini mıknatıssal yeğinlikte bir alana dik olarak tutabilmek için uygulanması gereken kuvvet çiftinin döngüsü; ucay yeğinliği ile ucaylar uzaklığının çarpımı.

Mıknatıssal eğim : Yeryüzünde bir noktada, yerin mımmatıssal alanıyla, yatayın yaptığı açı.

Mıknatıssal ek direnç : Bir iletkenin direncinin, değişmez mıknatıs alan etkisinden kaynaklanan ve iletkenin alana göre yönelimine bağlı olan artışı.

Mıknatıssal erkil : Birim mıknatıssal ucayı, mıknatıssal alanın sıfır olduğu noktalardan, belli bir noktaya götürmek için görülen işle ölçülen nicelik.

Mıknatıssal gecikim : Mıknatıslayıcı alanda oluşan mıknatıssal irkilimin, olanın kuruluşuna göre gecikmesi.

Mıknatıssal geçirgenlik : Bir mıknatıssal geçirgen cisimde oluşan mıknatıssal akı yoğunluğunun, bunu irkilten dış mıknatıssal alan yeğinliğine oranı.

 

Mıknatıssal irkilim : Mıknatıssal akının değişimi ile yük-süren kuvvet oluşumu.

Mıknatıssal izge : Alt-üşek ışınlarının, bir mıknatıssal alandan geçtikten sonra bir bürgü üzerine verdikleri izge.

Mıknatıssal kuvvet : Mıknatıssal alanın, mıknatıssal ucaylara ya da devinen yüklere etkidiği kuvvet.

Mıknatıssal kuvvet çizgisi : Her noktadaki doğrultusu, o noktadaki mıknatıssal alanla teğet olan çizgi; özgür bir kuzey mıknatıssal ucayın alan içinde izlediği yol.

Mıknatıssal mercek : Hızlı eksiciklerin ya da üşerlerin odaklanmasında kullanılan ve düzgün olmayan mıknatıssal alandan yararlanan bir araç.

Mıknatıssal nicem sayısı : Kıvıl yüklü taneciklerin nicemsel dönmelerinde, ancak mıknatıs alan uygulanınca erkeleri ayrılan çakışık duruları belirleyen nicem sayısı. _.

Mıknatıssal öğeler : Yerin mıknatıssal alanını, tümüyle tanımlayan üç nicelik : mıknatıssal sapma, eğilim açısı ve yatay yeğinlik.

Mıknatıssal sapma : Gerçek kuzeyle, pusulanın gösterdiği kuzey arasındaki açı.

Mıknatıssal saydamlık : Mıknıatıssal alanı geçirme özeliği.

Mıknatıssal sönüm : Bir işlergenin, bir mıknatıssal alan içinde salınan ya da dönen parçalarının devinimlerinin bu devinimden kaynaklanan burgaç akımları ile söndürülnesi.

Mıknatıssal tek ucay : Elektrik yükü gibi bir mıknatıssal yük bulunduğunu varsayan kurama göre bu yüklerin toplandığı düşünülen ucay.

Mıknatıssal ucay : Bir mıknatısta, mıknatıssal kuvvet etkiIerinin yoğunlaştığı belli olan, uçlarına yakın iki nokta; bir mıknatıs, özgürce devinecek biçimde aşılırsa bu ucayların biri kuzeye, öteki güneye döner ve ucaylar buna göre adlandırılırlar.

Mıknatıssal ucay yeğinliği : Bir mıknatıssal ucayın, birim mıknatıssal ucay türünden tutarı.

Mıknatıssal ucaylanım : Ucaylı ışığa etkin olmayan bir özdeği, mıknatıssal alan içine koyarak etkin duruma getirme.

Mıknatıssal yankılaşım : Mıknatıs alanı altında ayrılmış çekin dönüsünün erke düzeyleri arasındaki geçişlerini, özel kıvılmıknatıslı alanlarla saptama ilkesine dayanan izgeölçüm.

Mıknatıssal yaprak : Yüzeyleri değişik tür mıknatıssal yükten oluşmuş sayılan bir çift katman.

Mıknatıssal yeğinlik : Her noktadaki mıknatıssal alan yeğinliği tutan; birim kuzey mıknatıssal ucaya alanın bir noktasında etkiyen kuvvetin, oersted olarak ölçüsü.

Mıknatıssal yönelme : Mıknatıslı görüntü aygıtı ya da ses aygıtında, kuşağın mıknatıslı alandan geçtikten sonra, üzerindeki demir oksit tozlarının aldığı yön.

Diğer dillerde Mıknatıssal anlamı nedir?

İngilizce'de Mıknatıssal ne demek ? : magnetic