Mıknatıssal çözümleme nedir, Mıknatıssal çözümleme ne demek

Mıknatıssal çözümleme; Fizik alanında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Yüklü öğeciksel parçacıklardan oluşan bir demeti, bir mıknatıssal alan etkisi altında, hızlarına, yüklerine ya da kütlelerine göre ayırma işlemi.

Mıknatıssal çözümleme kısaca anlamı, tanımı

Çözümleme : Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama

 

Mıknatıssal : Devinen kıvıl yüklerin yarattığı alanla ilgili. Mıknatıs özelliği taşıyan; mıknatısla ilgili.

 

Çözüm : Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal. Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar. Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

Mıknatıssal alan : Bir mıknatısın, çevresinde, mıknatıssal kuvvetlerin etkin olduğu uzay bölgesi.

Parçacık : Küçük parça, kırıntı. Elektron, proton, nötron gibi atomu oluşturan parçaların her biri, partikül.

Parçacı : Kumaş toplarından artmış parçaları satan kimse. Makine yedek parçaları satan kimse.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Öğecik : Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir R örgüsünde (kümeler dolamında) sıfırdan (boş kümeden) ayrımlı ve biçiminde hiçbir öğesi varlamayan öğesi.

Yükler : Bilgisayara yükleme yapmak için kullanılan özel bir program.

Ayırma : Ayırmak işi.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Hızla : Çabucak.

Demet : Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Kütle : Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.

Yüklü : Yükü olan. Çok fazla, pek çok. Gebe. Bir duyguyu, bir olguyu içinde veya üzerinde fazlaca bulunduran. Yapılacak işi çok olan. Çok çalışmayı gerektiren. Çok sarhoş. Paralı, varlıklı.

Diğer dillerde Mıknatıssal çözümleme anlamı nedir?

İngilizce'de Mıknatıssal çözümleme ne demek ? : magnetic analysis