Çözüm nedir, Çözüm ne demek

"Çözüm" ile ilgili cümleler

  • "Ayrıca olasılıkları azaltmak da bir anlamda çözüme yaklaşmak demektir." - A. Ümit

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir denklemin ya da bir denklemler dizgesinin tüm köklerinin ya da bilinmeyenlerinin saptanan değerleri.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: çözme]

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm.

Bilimsel terim anlamı:

Bir sorunun, bir düğümün çözülmesi, bundan elde edilen sonuç: Bir bilmecenin çözümü.

Bir yazın yapıtında düğümün akçıklığa kavuşması, bk. çözülmüş.

İngilizce'de Çözüm ne demek? Çözüm ingilizcesi nedir?:

ending, denoument, solution, "dénouement"

Fransızca'da Çözüm ne demek?:

analyse

Osmanlıca Çözüm ne demek? Çözüm Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

hal

Çözüm tanımı, anlamı:

 

Çözüm yolu : Bir güçlüğü giderme çaresi, hal çaresi.

Çözümlemek : Anlamı ve niteliği anlaşılamayan bir konuyu açıkladıktan sonra sonuca bağlamak, tahlil etmek, analiz etmek. Çözümleme yoluyla bir şeyi incelemek, tahlil etmek, analiz etmek.

Çözümlemeli : Çözümlemeye dayanan, çözümle ilgili, çözümsel, tahlilî, analitik.

Çözümlenmek : Çözümleme işine konu olmak, analiz edilmek, tahlil edilmek. Onluk sayma düzeninde, sayılar basamak değerlerine ayrılarak yazılmak.

Çözümleyici : Çözümleme yapan kimse, tahlilci, analist.

Çözümleyicilik : Çözümleyici olma durumu,tahlilcilik, analistlik.

Çözümsel : Çözümlemeli.

Çözümsüz : Çözümü olmayan, çözülemeyen.

Çözümsüz kalmak : Çözümü olmamak, çözüm bulunamamak.

Çözümsüzlük : Çözümü olmama durumu.

Ruhsal çözümleme : Freud'un geliştirdiği, insanın uyumlu veya uyumsuz davranışlarının kaynağı sayılan, bilinçaltı çatışma ve güdüleri araştırıp bilince çıkararak davranış sorunlarını çözme yöntemi, psikanaliz.

Sorun : Sıkıntı veren durum, dert. Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem.

Çözülme : Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Çözülmek işi. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

Sonuç : Yazının veya sözün bitim bölümü. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Öz, özet. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey.

 

Denklem : Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri, öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik. İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele.

Bilinmeyen : Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

Gerçek : Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Temel, başlıca, asıl. Yapay olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Gerçeklik. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yalan olmayan. Doğruluk.

Problem : Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Sorun. Davranışları normal olmayan ve özel olarak eğitilmesi gereken (kimse).

Çözüm kümesi : Bir denklemin ya da denklemler dizgesinin çözümlerinden oluşan küme. Simgesi : Ç Bir denklemi doğrulayan elemanların kümesi.

Çözüm öğrenimi : (Mowrer) Pekiştirme yoluyla sınama-yanılma öğrenimi.

Çözüm sahnesi : Oyun konusunun tamamlanıp sonuca ulaştırıldığı sahne.

Çözüm takıları : (matematik)

Çözümcü : Çözüm getiren kimse.

Çözümcülük : Çözümcü olma durumu.

Çözümleç : Çözümleme işlemini yapan aygıt. Ucaylı ışığın ucaylanım dogrultusunu belirtmeye yarayan gereç. Bir olayı, bir yapıyı ya da bir dizgeyi çözümlemede kullanılan aygıt.

Çözümleme : Çözümlemek işi. İlgili cümle: "“Ayağınızı denk alıp bu sorunu bir an evvel çözümlemenizi istiyorum.”" R. Mağden. db. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. db. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. ed. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. fel. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. kim. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Sözcüğün veya tümcenin yapısını ve özelliklerini belirtme. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. 1. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. 2-Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. (Yun. analysis < analyein = bileşik olanı yeniden ayırmak, çözmek, parçalamak) Bir bütünü parçalara ayırma. // Çözümleme özdeksel olabileceği gibi (kimyasal çözümleme), düşünsel de olabilir. (Ör. Tanım bir kavramın çözümlenmesidir.) Çözümleme verilmiş olandan, somuttan öğelere ya da ilkelere geri gider. Karşıtı bk. bireşim Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. kimya: Bir bileşimi oluşturan öğeleri bulma işlemi. metalbilim: Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin nitelik ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. elektrik: Televizyona iletilecek bir görüntüyü, genellikle yatay kuşaklar biçiminde sıralayarak ayrı ayrı, öğelerine ayırma. 1. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.

Çözümleme kuralları : Çözümleyici çizelgeyi kurmak üzere bileşik önermeleri bileşenlerine çözümleme biçimini belirleyen kurallar.Altalta yazma kuralları: (…)

Çözümleme romanı : İçinde olaydan ziyade duygu çözümlemeleri bulunan roman. Olaydan çok, tinsel çözümlemelere yer veren, olayların akışını buna göre düzenleyip açıklayan roman.

Çözüm ile ilgili Cümleler

  • Çözüm yoksa sorun da yoktur.
  • Çözüm oldukça kolaydı.
  • Çözüm olmadığına emin misin?
  • Çözüm budur.
  • Çözüm nedir?
  • Bir çözüm bulamıyorum. Bana yardım et.
  • Çözüm ümidi şu an için hemen hemen yok gibi.
  • Herhangi bir çözüm var mı?
  • Daha iyi bir çözümün var mı?
  • Sanırım senin sorununa bir çözüm buldum.
  • Çözüm bu, değil mi?
  • Yakında soruna bir çözüm bulmayı umut ediyoruz.
  • Kolay bir çözüm var.
  • Sanırım sonunda bu sorun için bir çözüm bulacağız.

Diğer dillerde Çözüm anlamı nedir?

İngilizce'de Çözüm ne demek? : n. solution, way out, resolution, answer, denouement, healer, help, key, out, redress, remedy, shift

Fransızca'da Çözüm : formule [la], analyse [la], solution [la]

Almanca'da Çözüm : n. Lösung

Rusça'da Çözüm : n. решение (N), разгадка (F)