Kolcu nedir, Kolcu ne demek

"Kolcu" ile ilgili cümle

  • "Kolcuya hizmetçi ısmarladık."
  • "Eski omuzdaşları gibi ne kahve ne kuşçu dükkânı açmaya ne kolcu yazılmaya ne de gazete müvezziliğine tenezzül etti." - Ö. Seyfettin

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse.

Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi.

İngilizce'de Kolcu ne demek? Kolcu ingilizcesi nedir?:

watchman, guard

Kolcu anlamı, kısaca tanımı:

Gümrük kolcusu : Gümrüklerce gözaltında bulundurulması gerekli görülen eşya ve yolcularla beraber bulunmak, tartı, sayım ve muayene memurlarına yardım etmek vb. işlerle görevli kişi, dideban.

Kaldırma kolcusu : Haddelenmekte olan sıcak metali gelberi ile kaldırıp paso makinesine girişi sağlayan kimse.

Reji kolcusu : Kolcu.

Kolculuk : Kolcunun yaptığı iş.

Gümrük kolculuğu : Gümrük kolcusunun yaptığı iş.

Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

 

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Muhafız : Birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse, koruyucu. Bir kalenin veya bir şehrin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan.

Hizmetçi : Hizmet gören kimse. Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın.

Çalış : Çalma işi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Ev : Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane. Aile. Soy, nesil. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı.

Kolcu gudak : Dedikoducu, söz getirip götüren, arkadan çekiştiren.

Kolcuk : Bir özdekten, eksenden bir noktaya olan uzaklıkla, o noktadaki kıvıl yük, kütle gibi bir niceliğin çarpımından elde edilen nicelik türü (ucay kolcuğu, mıknatıs kolcuğu, eylemsizlik kolcuğu gibi). Gitarlardaki manyetik anahtarı gibi bazı elektronik devrelerdeki anahtarları yöneten küçük kol. fizik, kimya: Bir özdekten ya da eksenden bir noktaya olan uzaklıkla, o noktadaki elektrik yükü, kütle gibi bir niceliğin çarpımından elde edilen nicelik türü.

Kolcular : Hatay kenti, Karbeyaz bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Kolcu anlamı nedir?

İngilizce'de Kolcu ne demek? : watchman, guard

Almanca'da Kolcu : der Kontrollbeamte

Rusça'da Kolcu : n. надзиратель (M), охранник (M)