Watchman türkçesi Watchman nedir
- Nöbetçi.
- Bekçi.
- Kolcu.
- Gözcü.
- Dalyan nöbetçisi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi. eski dil hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse.
- Tiyatro bekçisi.
- Dalyan direkleri üzerinde gözcülük yapan kişi.
- Tiyatro yapısını koruyan görevli.
- Bekçi gözcü.
Watchman ile ilgili cümleler
English: He is a watchman in this building.
Turkish: Bu binada bir bekçidir.
Watchman ingilizcede ne demek, Watchman nerede nasıl kullanılır?
Forest watchman : Orman bekçisi. Korucu.
Night watchman : Pazvant. Gece bekçisi. Gece nöbetçisi.
Nightwatchman : Gece nöbetçisi.
Watchmaker : Saat yapan veya onaran kişi. Saat tasarımcısı. Saat tamircisi. Saatçi.
Watchmakers : Saat tamircisi. Saat yapan veya onaran kişi. Saat tasarımcısı. Saatçi.
Watch bracelet : Saat kordonu.
Watchmaking : Saat üretmek. Saat tamirciliği. Saatçilik.
Watch box : Nöbetçi kulübesi. Bekçi kulübesi.
Watchmen : Nöbetçi. Gözcü. Kolcu. Bekçi.
Watch crystal : Saat camı. Saatin yüzünü koruyan kapak. Saat kapağı. Saatin ön yüzünü koruyan içbükey-dışbükey cam.
İngilizce Watchman Türkçe anlamı, Watchman eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Watchman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Look out : Dikkat etmek. Seçmek. Gözetmek. Dışarı bakmak. Sakınmak. Dikkat. Bakmak. -den dışarı bakmak. Şuraya bak.
Gatekeepers : Ağ geçidi denetleyicisi. Kapı görevlisi. Kapıcı. Geçit denetçisi. Eşik bekçisi.
Picket : İleri karakol. Gözcülük etmek. Kazıklarla etrafını çevirmek. Bir grup nöbetçi asker. Grev gözcüsü. Gözcü dikmek. Grev gözcülüğü yapmak. Kazığa bağlamak. Karakol koymak.
Lookout : İleriki olasılık. Gözcülük yapma. Bekleme. Ümit. Gözetleme yeri. Kollama. Arayış. Gözetleme. Gözetleyici.
On duty : İş başında. Vazife başında. Görev başında. Vazifeli. Görevli. Nöbette. Görevde.
Caretaker : Kapıcı. Odacı. Temizlik görevlisi. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Ev bekçisi. Bakıcı. Yönetici. Hademe. Koruyucu.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Jigger : Cig dansçısı. Dalga. Kontra mizana. Yelkenli gemi. Ete gömülen pire. Çiğ dansçısı. İçki ölçeği. İsteka desteği. Alet.
Observers : İzleyici. Gözlemciler. Gözlemci. Gözetmen. İtaat eden kimse.
Invigilator : Sınav gözcüsü. Sınav gözetmeni.
Watchman synonyms : bank guard, lookout man, port watcher, portwatcher, private security force, a type mutual funds, nightman, gatekeeper, ability to pay approach, security force, gateman, watchmen, eyer, nightmen, sentinel, watcher, spotter, keeper, jiggers, care taker, pickets, a group shares, custodians, guards, a shift in supply, keepers, custos, caretakers, patroller, overman, guardsmen, a change in demand, oculists.
Watchman ingilizce tanımı, definition of Watchman
Watchman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A person who keeps guard. A sentinel. A guard. One set to watch.

Bu kısımda Watchman kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Watchman ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Watchman anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Watchman ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.