Make a clean breast of türkçesi Make a clean breast of nedir

  • İtiraf etmek.
  • İçini dökmek.
  • Suçunu vb kabul etmek.
  • Her şeyi itiraf etmek.

Make a clean breast of ile ilgili cümleler

English: You had better make a clean breast of everything.
Turkish: Her şeyi itiraf etsen iyi olur.

English: You must make a clean breast of what you saw at that time.
Turkish: O zaman ne gördüğünüzü itiraf etmelisiniz.

Make a clean breast of ingilizcede ne demek, Make a clean breast of nerede nasıl kullanılır?

Make : Biçim. Kazanç. Erişmek. Meydana getirmek. Düzeltmek. Zorlamak. Hesap etmek. Yaratmak. Verim. Kapatmak (devreyi).

A : Pek iyi. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Herhangi bir. (herhangi) bir. En yüksek not.

Clean : Arıtmak. Pak. Ak. Yıkamak. Ruhsatlı. Yasal. Arı. Tanzif etmek. Katışıksız. Bitirmek.

Breast : Bağır. Gönül. Meme. Koyun. İç. Sine. Başla, karın arasında kalan vücut bölgesi. toraks. Göğüslemek. Göğüs.

Of : Karşı. -den övünerek bahsetmek. Nin. Yüzünden. Hakkında. In. -nin. -in. -nın. Li.

Make a clean breast of it : Her şeyi itiraf etmek. Suçu itiraf etmek.

Make a bargain : Bir işi bağlamak. Mutabık kalmak. Anlaşmaya varmak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmak.

Make a beeline for : Kestirmeden gitmek. Doğruca gitmek. -e hemen gitmek. Dosdoğru ve çabucak gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek.

 

Make a clean sweep of : Kovmak. Yakasını kurtarmak. Kapı dışarı etmek.

Make a bed : Yatak yapmak.

İngilizce Make a clean breast of Türkçe anlamı, Make a clean breast of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a clean breast of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lay bare : Açıkça ortaya koymak. Üzerindekileri çıkartmak. Açmak. Açık etmek. Ağzından kaçırmak. Açığa vurmak. Ortaya çıkarmak. Açığa çıkarmak. Soymak.

Avow oneself : Kabul etmek.

Admits : İçeri almak. Almak. Meydan vermek. Kabul etmek.

Pour out : Rahatça anlatmak. Küfür yağdırmak. Dökmek. Yağdırmak. Taşmak. Dökülmek. Akmak.

Avows : Kabul ve teyit etmek. Kabul etme. İtiraf etme. İkrar. İlan. Beyan etmek. Açıkça söylemek. Kabul. İtiraf.

Avowing : Beyan etmek. Açıkça söylemek. Açıkça söyleme.

Unbosom oneself : Derdini dökmek. Kalbini açmak.

Communicates : Temasa geçmek. Bitişik olmak. Dertleşmek. Geçirmek. Birbirine açılmak. İletişime geçmek. Komünyon vermek. Bildirmek. Haberleşmek.

Avouches : Teyit etmek. Doğrulamak. Tasdik etmek. Onaylamak. Yetki vermek. Garanti etmek.

Communicate : Bitişik olmak. Komünyon vermek. Bağlantılı olmak. Tebliğ etmek. Temasa geçmek. Nakletmek. Geçirmek. Bulaştırmak. Dertleşmek. İletmek.

Make a clean breast of synonyms : blow off steam, avouching, allowing, acknowledging, confide, admit, allows, avow, come into the open, confided, tell confidentially, avouch, confides, communicated, acknowledge, acknowledges, unburden oneself, get it off your chest, allow, let off steam, avouched.