Lay bare türkçesi Lay bare nedir

  • İçini dökmek.
  • Soymak.
  • Açıkça ortaya koymak.
  • Ortaya çıkarmak.
  • Üzerindekileri çıkartmak.
  • Açmak.
  • Ağzından kaçırmak.
  • Açığa vurmak.
  • Açığa çıkarmak.
  • Açık etmek.

Lay bare ingilizcede ne demek, Lay bare nerede nasıl kullanılır?

Lay : Şarkı. Hal. Kurmak (sofra). Örmek (tuğla). Sevişme. Kaymak. Şarkı sözü. Tasarlamak. Yüklemek (suç). Yatma.

Bare : Açık. Açığa çıkartmak. Boş. Yalın. Çıplak. Açığa vurmak. Çıkarmak. Soymak. Açılmak. Açmak.

Lay a foundation : Temel atmak. Zemin yaratmak. Temelini atmak.

Lay about one : Sağına soluna vurmak.

Lay an ambush : Tuzağa düşürmek. Pusuya düşürmek. Tongaya düşürmek. Pusu kurmak.

Lay an egg : Dalga geçmek. (kanada ve amerikan argosu) dalga geçmek. Fiyasko vermek. Fos çıkmak. Tiye almak. Beklentileri karşılayamamak. Yumurta yumurtlamak. Hata yapmak. Taşak geçmek. Şaka yapmak.

Lay an embargo on : Ambargo uygulamak. Ambargo koymak.

İngilizce Lay bare Türkçe anlamı, Lay bare eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lay bare ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disclose : İfşa etmek. Göstermek. Tebliğ etmek. Söylemek. Açıklamak. Bildirmek. Keşfetmek.

Confide : Sırrını açmak. Sır açmak. Güvenmek. Emanet etmek. İtimat etmek. Teslim etmek. Güvenip sırrını açmak. Sır vermek.

 

Publish : Duyurmak. Kamuoyuna açıklamak. Yaymak. İntişar etmek. Basmak. Bastırmak (kitap veya dergi vb). İleri sürmek. Açıklamak.

Dismissals : Çıkarma. İşten çıkarılma. Af. Ciddiye almayı reddetme. Gönderme. Kovma. Aklından çıkarma. İşten çıkarma. Reddetme.

Dismiss : İşten atılma. Kapı dışarı etmek. Affetmek. Bırakmak. Görevden almak. İşten çıkarmak. Göndermek. Salıvermek. Savmak. Reddetmek (dava).

Disclosing : Göstermek. İfşa etmek.

Expresses : Belli etmek. Düşüncelerini belirtmek. Sıkıp suyunu çıkarmak. Ekspresle göndermek. Süratli. Açıklamak. Belli. Ekspresle göndermek (mektup).

Detected : Farketmek. Keşfetmek. Saptanan. Belirlemek. Sezmek. Algılandı. Saptanmış.

Deduced : Anlamak. Görüşüne varmak. Sonuca varmak. İstidlal etmek. Çıkarsama yapmak. Gelişimini izlemek. Çıkarsamak. Çıkarım yapmak. Sonuç çıkarmak.

Disinter : Eşmek. Kazmak. Topraktan çıkarmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Mezarından çıkartmak. Mezardan çıkarmak. Eşelemek. Gömülü olduğu yerden çıkartmak.

Lay bare synonyms : blow off steam, burgles, communicated, conceives, bring to light, conceive, unburden oneself, blats, bared, debunk, bring out, blabbed, communicate, babbled, express, publishes, burglarized, unbosom oneself, make a clean breast of, come to light, break, bring up in conversation, discloses, clean out, burgle, deduces, bare, bring up the subject, dismissal, blab, give away, broach, bring into relief.