Make a fuss over türkçesi Make a fuss over nedir

  • Baş tacı etmek.
  • Problem etmek.
  • Aşırı kaygı duymak.
  • Sorun etmek.
  • Mesele yapmak.
  • Son derece endişelenmek.
  • Üzerine titremek.

Make a fuss over ingilizcede ne demek, Make a fuss over nerede nasıl kullanılır?

Make : Hesap etmek. Düdüklemek. -e neden olmak. Marka. Hazırlamak. Olmak. Yapılış şekli. Yaratmak. Kazanç. Eylemek.

A : Atom ağırlığı. Herhangi bir. Miktar belirtir. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. Argonun simgesi. Pek iyi. Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Fuss : Üzerine titremek. Telaş. Özen göstermek. Yaygara. Velvele. Yaygara koparmak. Telaşlandırmak. Ortalığı velveleye vermek. Dertlenmek. Gereksiz yere telaşlanmak.

Over : Fazla. Sona ermiş. Aşkın. Yukarıda. Üstüne. Devirmek. Üzerinden. Yukarıya. Bitmiş. Üzerine.

Make a fuss : Mesele çıkarmak. Karışıklık çıkarmak. Yaygara koparmak. Sorun çıkarmak.

Make a fuss about : Mesele yapmak. Sorun etmek. Son derece endişelenmek. Problem etmek. Aşırı kaygı duymak.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmak. Anlaşmaya varmak.

Make a fuss of : Olay çıkarmak. Sorun çıkarmak. Sorun yaratmak. Mesele çıkarmak. Karışıklık çıkarmak. Kavgaya yol açmak. Gerilim yaratmak. Kavga çıkarmak. Yaygara koparmak.

 

İngilizce Make a fuss over Türkçe anlamı, Make a fuss over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a fuss over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cosseting : Üstüne titremek. Üzerine düşmek. Şımartmak.

Cherish : Hatırasında yaşatmak. Değerli tutmak. Sevmek. Sevgiyle anmak. Kuşsütü ile beslemek. Gütmek. El üstünde tutmak. Şefkat göstermek. Bağrına basmak.

Hold in high regard : Takdir etmek. El üstünde tutmak. Büyük değer vermek. Büyük saygı göstermek.

Dote on : Delicesine sevmek. Çok düşkün olmak. Üzerine düşmek. Üstüne titremek. Düşkün olmak. Çok sevmek. Bunamak. Deli divane olmak. Tutkun olmak.

Coddle : Hafif ateşte kaynatmak. Şımartmak. Kaynatmak. Hafif ateşte pişirmek. Üstüne titremek. Özenle bakmak. Ağır ateşte kaynatmak. Çok üstüne düşmek. Üstüne düşmek.

Cosseted : Şımartmak. Üstüne titremek. Üzerine düşmek.

Cocker : Şımartmak. Ahbap. Avcı köpeği.

Coddling : Özenle bakmak. Nazlı alıştırmak. Hafif ateşte kaynatmak. Kaynatmak. Üstüne düşmek. Üstüne titremek. Şımartmak. Çok üstüne düşmek. Ağır ateşte kaynatmak.

Cossets : Şımartmak. Üstüne titremek. Üzerine düşmek.

Make a fuss over synonyms : make an affair of something, cockers, make much to do about, coddles, cherishes, dote, make a fuss about, coddled, hold in high esteem, dance attendance on, strain a gnat, cherishing, cosset.