Make good time türkçesi Make good time nedir

  • İyi veya hızlı yol almak.
  • Yolu hızla katetmek.

Make good time ingilizcede ne demek, Make good time nerede nasıl kullanılır?

Make : Çeşit. Yapılış şekli. Verim. Düdüklemek. Eylemek. Yapmak. Hazırlamak. Marka. Kapatmak (devreyi). Erişmek.

Good : Sağlamlaştırmak. Sağlam. Emin. Doğruluk. Çıkar. Menfaat. Hayırlı. Güzel. Yararlı. Yarar.

Time : Zamanlama yapmak. Yerbilim zamanı. Kere. Defa. Saat tutmak. Vakit. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Tempo tutmak. Zaman. -in zamanını ölçmek.

Make good : Yerine getirmek. Başarılı olmak. Bir hatayı düzeltmek. Tazmin etmek. Güzelleştirmek. Tamir etmek. Telafi etmek. Başarmak. İyileştirmek. Ödemek (zararı).

Make good a loss : Zararı gidermek.

In good time : Zamanı gelince. Tam zamanında. Önceden belirlenen zamanda. Biraz erken. Zamanında. Vaktinde. Erken. Çabuk. Sırası gelince. Süresi gelince.

Gave him a good time : Onu eğlendirdi veya neşelendirdi. Ona eğlenceli zaman sundu. Ona hoş vakit geçirtti.

Had a good time : Hoş zaman geçirdi. İyi vakit geçirdi. Eğlendi.

Good time : İyi zaman. Eğlenme. Neşe. Hoş zaman. Eğlence.

All in good time : Müsait bir zamanda. Her şey uygun bir zamanda olur. Zamanı gelince olur. Uygun bir zamanda. Zamanı gelince.