Good time türkçesi Good time nedir
Good time ile ilgili cümleler
English: A lot of people who have up until now been spending money having a good time now need to be more careful with their money.
Turkish: Şimdiye kadar eğlenerek para harcayan çok sayıda insan şimdi paralarına daha dikkat etmeliler.
English: According to my accountant, this isn't a good time to invest in the stock market.
Turkish: Muhasebecime göre borsaya girmek için iyi bir zaman değil .
English: Ali and Mary had a good time playing chess.
Turkish: Ali ve Mary, satranç oynayarak iyi bir zaman geçirdiler.
English: "It's a good time for you to take a vacation," the boss said to Jim.
Turkish: Patron Jim'e bu bir tatil yapman için iyi bir zaman dedi.
English: A good time was had by all.
Turkish: Herkes eğlendi.
Good time ingilizcede ne demek, Good time nerede nasıl kullanılır?
Good : Emin. Sağlam. Sağlamlaştırmak. Dolu dolu. Çıkar. Hayır. Menfaat. Güzel. İyilik. Doğruluk.
Time : Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Defa. Zaman. Yerbilim zamanı. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Müddet. Kere. Saat tutmak. Önel. -in zamanını ölçmek.
All in good time : Her şey uygun bir zamanda olur. Zamanı gelince. Müsait bir zamanda. Zamanı gelince olur. Uygun bir zamanda.
Gave him a good time : Ona eğlenceli zaman sundu. Onu eğlendirdi veya neşelendirdi. Ona hoş vakit geçirtti.
Had a good time : İyi vakit geçirdi. Eğlendi. Hoş zaman geçirdi.
In good time : Önceden belirlenen zamanda. Vakti gelince. Zamanı gelince. Zamanında. Sırası gelince. Erken. Vaktinde. Çabuk. Biraz erken. Süresi gelince.
Have a good time : Hoşça vakit geçirmek. Eğlenmek. Gülüp oynamak. İyi vakit geçirmek. İyi eğlenceler. Gününü güzel geçirmek. Safa sürmek. İyi zaman geçirmek. Sefa sürmek.
İngilizce Good time Türkçe anlamı, Good time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Good time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disport : Oyalanma. Kendini eğlendirmek. Eğlenmek. Oynama. Oyalanmak. Oynamak.
Delaying : Öteleme. Ertelenen. Tavik. Gecikmeye özgü. Tehir edilen. Erteleme. Geciken. Bir oyunda seyircinin ilgisini ve gerilimini canlı tutmada kullanılan geciktirme uygulayımı. Geciktirme.
Euphoria : Coşku. Mutluluk. Mutluluktan uçma. Öföri. Zindelik hissi. Yerinde duramama. Hastanın kendisini iyileşmiş gibi hissetmesi. Öfori. Mutluluk ve neşe.
Disported : Oyalanmak. Oynamak. Oynama. Kendini eğlendirmek. Eğlenmek. Oyalanma.
Carnival : Dinsel eğlence. Festival. Karnaval. Gezici sirk veya fuar. Şenlik. Büyük spor olayı.
Blitheness : Gamsızlık. Kedersizlik. Neşelilik. Mutluluk. Tasasızlık. Kaygısızlık.
Euphorias : Öfori. Zindelik hissi. Yerinde duramama. Öföri. Coşku. Mutluluktan uçma. Hastanın kendisini iyileşmiş gibi hissetmesi. Mutluluk.
Binge : İçki alemi yapmak. İçki alemi. Çilingir sofrası. Aşırı veya çok yemek. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Tıkınmak. Çok fazla içki içilen süre. Alem. Cümbüş.
Bashes : Sert vuruş. Sertçe vurmak. İndirmek. Şiddetle vurmak. Geçirmek. Deneme. Hızla vurmak. Çarpmak. Kuvvetle vurmak.
Fleer : Taklit etmek. Küçümsemek. Eğlenmek. Alay. Taşlamak. Dalga geçmek. Alayla gülümsemek. İstihza. Alay etmek.
Good time synonyms : cakes and ale, frolics, blowouts, bashers, cheer, buoyancy, bliss, chirp, cheerfulness, basher, frolicked, convivial, entertainment, esprit, razzle, frolic, beano, amusement, cheeriness, blisses, fleered, fleers, buoyancies, fleering, chirped, delightfulness, animal spirits, carnivals, bashed, binges, brightness, blowout, bash.

Bu kısımda Good time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Good time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Good time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Good time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.