Have a good time türkçesi Have a good time nedir
- Gülüp oynamak.
- İyi zaman geçirmek.
- Hoşça vakit geçirmek.
- Gününü güzel geçirmek.
- Eğlenmek.
- Safa sürmek.
- İyi eğlenceler.
- Sefa sürmek.
- İyi vakit geçirmek.
Have a good time ile ilgili cümleler
English: Did you have a good time in Vegas?
Turkish: Vegas'ta iyi vakit geçirdin mi?
English: Did you have a good time at the party?
Turkish: Partide eğlendin mi?
English: Ali didn't have a good time at the party.
Turkish: Ali partide iyi bir zaman geçirmedi.
English: Did Ali have a good time in Boston?
Turkish: Ali Boston'da hoşça vakit geçirdi mi?
English: Did you have a good time in Boston?
Turkish: Boston'da iyi zaman geçirdin mi?
Have a good time ingilizcede ne demek, Have a good time nerede nasıl kullanılır?
Have : Malik olmak. -si olmak. Almak. Buyurmak. Olmak. Göz yummak. Yaptırmak. Dolandırmak. Zorunda olmak. Yapmak.
A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. Herhangi bir. Argonun simgesi. Pek iyi. Miktar belirtir. (herhangi) bir. En yüksek not.
Good : Sağlam. Yarar. Sağlamlaştırmak. İyi. Uslu. Hayırlı. Çok. Emin. Güzel. Dolu dolu.
Time : -in zamanını ölçmek. Kurmak. Müddet. Süre. Süre tutmak. Zamanlama yapmak. Zamanlamak. Kez. Temposunu belirlemek. Belirli bir zamana göre ayarlamak.
Have a good character : İyi bir ismi olmak.
Have a good grip of : Bir şeyi iyice kavramak. Bir şeye hakim olmak. Kontrolü elinde bulundurmak.
Have a good grasp of : -i iyi kavramak. İyice vakıf olmak.
Have a good ear : Kulağı hassas olmak. İyi kulağı olmak.
Have a good long talk : Uzun uzun konuşmak.
İngilizce Have a good time Türkçe anlamı, Have a good time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Have a good time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disported : Oynamak. Oynama. Oyalanma. Oyalanmak. Kendini eğlendirmek. Eğlenme.
Have a field day : Çok iyi zaman geçirmek. Bir şeyi kutlamak. Bayram etmek. Felekten bir gün çalmak. Çok eğlenmek.
Have a whale of time : Çok eğlenmek.
Have a blast : Hoş zaman geçirmek. Çok eğlenmek. Eğlenceli zaman geçirmek. Harika zaman geçirmek.
Dawdle : Zaman harcamak. Boşa geçirmek. Sallanmak. Salınmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Aylaklık etmek. Ağır davranmak. Oyalanmak. İşi ağırdan almak.
Dawdled : İşi ağırdan almak. Boşa geçirmek. Ağır davranmak. Oyalanmak. Zaman harcamak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Salınmak. Sallanmak. Aylaklık etmek.
Frolic : Hoplayıp sıçramak. Oyun. Neşe. Eğlenti. Eğlenme. Gülüp geçmek. Sıçrayıp oynamak. Oynamak.
Delights : Sevinmek. Sevindirmek. Haz. Hoşlanmak. Memnun etmek. Hazzetmek. Zevk almak. Hoşnut etmek. Hoşuna gitmek.
Regales : Mest olmak. Hoşça vakit geçirtmek. Keyfine bakmak. Ağırlamak. Zevk ve sefa içinde yaşamak. Dinlendirmek. Ziyafet çekmek. Canlandırmak. Ziyafetle ağırlamak.
Dawdles : Aylaklık etmek. Zaman harcamak. Boşa geçirmek. İşi ağırdan almak. Salınmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Oyalanmak. Ağır davranmak. Sallanmak.
Have a good time synonyms : have fun, disport oneself, be amused, enjoy oneself, disport, regaling, have a nice time, amusing oneself, be amusing, amuse oneself, regaled, rollicked, regale, dally with, dallied, frolicking, frolicked, rollick, delight, have a ball, dally, dallies, recreate oneself, have a great time, frolics, rollicks.

Bu kısımda Have a good time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Have a good time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Have a good time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Have a good time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.