Have a whale of time türkçesi Have a whale of time nedir

  • İyi vakit geçirmek.
  • Çok eğlenmek.

Have a whale of time ingilizcede ne demek, Have a whale of time nerede nasıl kullanılır?

Have : Yaptırmak. Dolandırmak. Elinde bulunmak. Aldatmak. Bulunmak. -si olmak. Almak. Elde etmek. Sahip olmak. Malik olmak.

A : En yüksek not. Pek iyi. Bir. Amperin simgesi. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Herhangi bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir.

Whale : Pataklamak. Balina avlamak. Balina (takımyıldızı). Balina. Kamçılamak. Dövmek. Yağlı müşteri. Yüksek bahis oynayan kumarcı. Sert davranmak. Yağ tulumu.

Of : İle ilgili. -dan. In. -nin. -nın. Nin. -den övünerek bahsetmek. -li. Li. Den.

Time : Tempo tutmak. Kurmak. Yerbilim zamanı. Önel. Zaman. -in zamanını ölçmek. Kere. Süre. Saat tutmak. Defa.

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

Adverbe of time : Cümlede fiilin karşıladığı oluş ve kılışı zaman bakımından belirgin duruma getiren ve sınırlandıran zarf: benim eskiden hem mektep arkadaşım hem komşum bir süleyman vardır. şimdi ne iş yapar, pek bilmiyorum (p. safa, biz insanlar, s. 74). muhakkak ki vedia bunu orhan’ın beceriksizce sualinden de hemen anlamıştı (p. safa, göst.e., s. 229). sonra sonra düşündüm de ancak anladım duygularımın bu sözlere uygun olduğunu (t. buğra, dönemeçte, s. 84). gitti garsonun biraz önce gelen gazeteleri bıraktığı masaya oturdu (t. buğra, göst.e., s. 21). handan onu ve az sonra beliren babasını da ancak şerif valizini alırken farketti (t. buğra, göst.e., s. 20); bugün olamazlar ama, yarın olurlar... yarın, ne olacağını biliyor musun? her gün bir şey değişiyor. dün pakize hanım, bu çarşaflarla on sene evvel kadınlar sokağa çıksaydı kıyamet kopardı! diyordu (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 150). kışın kardan testiler yapıyorsun iyi ama hiç onlar ısıya dayanır mı? (mevlana, mesnevi ııı, s.57); yazın buzlu suyun nimeti ona dini bir inşirah sunardı (a. ş. hisar, çamlıcadaki eniştemiz, s. 88). sabahleyin bıçaklı bir adam uyuşturmaksızın etimi derinlerine kadar oydu, sonra bir ay, oyuğun içine fitil koyup çıkardılar (f. r. atay, gezerek gördüklerim: 50 yaşım, s. 25) vb. Zaman zarfı.

 

Have a whale of a time : Çok eğlenmek. Çok iyi vakit geçirmek.

Have a baby : Doğurmak. Çocuk sahibi olmak. Bebeği olmak.

Have a bad temper : Huysuz olmak. Asabi olmak.

İngilizce Have a whale of time Türkçe anlamı, Have a whale of time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a whale of time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have a field day : Hoşça vakit geçirmek. Bir şeyi kutlamak. Felekten bir gün çalmak. Çok iyi zaman geçirmek. Bayram etmek.

Have a whale of a time : Çok iyi vakit geçirmek.

Have a good time : Safa sürmek. Eğlenmek. Gününü güzel geçirmek. İyi eğlenceler. Sefa sürmek. İyi zaman geçirmek. Hoşça vakit geçirmek. Gülüp oynamak.

 

Have a glorious time : Harika zaman geçirmek. Çok mutlu olmak.

Recreate oneself : Dinlenmek. Eğlenmek. Hoşça vakit geçirmek.

Have a ball : İyi eğlenceler. Çok iyi vakit geçirmek. Balomuza gelin. Güzel zaman geçirmek. Güzel eğlenmek. Çılgınca eğlenmek.

Have a grand time : Fazlasıyla eğlenmek.

Have a blast : Eğlenceli zaman geçirmek. Harika zaman geçirmek. Hoş zaman geçirmek. İyi zaman geçirmek.

Have a rare time : Eğlenceli zaman geçirmek.

Have a great time : Hoş vakit geçirdi. Çok hoş zaman geçirdi. Hoşça zaman geçirmek. Çok eğlendi.