Make hay türkçesi Make hay nedir

  • Dağıtmak.
  • Otları güneşe yaymak.
  • Avantaj veya fırsat elde etmek.
  • Altüst etmek.
  • Ot kurutmak.
  • Bozmak.
  • Düzenini bozmak.
  • Karmakarışık etmek.

Make hay ile ilgili cümleler

English: Make hay while the sun shines.
Turkish: Su akarken testini doldur.

Make hay ingilizcede ne demek, Make hay nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapı. Eylemek. Hesap etmek. Kapatmak (devreyi). Yapmak. Meydana getirmek. Yaratmak. Düdüklemek. Erişmek. Yapılış şekli.

Hay : Otu biçip kurutmak. Esrar. Kurutmak için ot biçmek. Ot. Azıcık para. Saman. Olgunlaşmış otsu bitkilerden tohum ayrıldıktan sonra kalan ürünün öğütülmüşü, materyalin kaynağı ürünün öğütülmüşü. Kuru ot. Çayır otlarının hasat edildikten sonra kurutulmuş durumu.

Make hay of : Altüst etmek.

Make hay of something : Arapsaçına çevirmek. Karıştırmak.

Make hay while the sun shines : Şansını kullanmak. Fırsattan yararlanmak. Çeşme akarken küpü doldurmak. Fırsat varken yapmak. Fırsattan istifade etmek. Yağmur yağarken küpünü doldurmak. Yağmur yağarken küpünü doldur. Çeşme akarken testisini doldurmak.

Make tracks : Acele gitmek. Sıvışmak.

İngilizce Make hay Türkçe anlamı, Make hay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make hay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Deranges : Kafasını karıştırmak. Rahatsız etmek. Dengeyi bozmak. Düzen bozmak. İhlal etmek. Dengesini bozmak. Çıldırtmak. Karıştırmak.

Disconcerts : Sinirlendirmek. Karıştırmak. Huzurunu kaçırmak. Foslatmak. Şaşırtmak. Endişelenmek. Telaşlandırmak. Ahengini bozmak.

Adulterates : Yabancı madde karıştırarak. Yabancı madde katmak. Karışık. Hileli. Seyreltmek. Saflığını bozmak. İçine yabancı madde katmak. Değerini düşürmek. Hile katmak.

Affect : Tutmak. Etkilemek. Değiştirmek. Yaşamak ( de). Üzmek. Duyguları etkilemek. Dokunmak. Sarsmak. Gibi davranmak.

Abashing : Utandırma. Utandırmak.

Addle : Bozulmak. Kokuşturmak. Çürütmek. Çürük. Kafa karıştırmak. Kokmak. Cılk. Bozulmak (yum.). Kokmak (yum.).

Disordering : Karıştırmak. Düzensizleşme. Sağlığını bozmak.

Clutter : Yığmak. Zürzavar. Saçıştırılmış şeyler. Karıştırmak. Darmadağınık etmek. Darmadağınlık. Karışıklık. Karman çormanlık. Darmadağın etmek. Koşuşmak.

Disheveling : (saç giyecek vs ile ilgili) dağınıklaştırmak. Gevşek yapmak. Karman çorman hale getirmek. Düzensiz yapmak. Giyim vb'ni darmadağınık etmek. Saç. Darmadağınık. Darmadağınık etmek.

Clutter up : Darmadağın etmek. Karıştırmak. Yığmak. Tıka basa doldurmak.

Make hay synonyms : disorganizes, abashes, bollixing, alloy, disconcert, disarranging, discomposing, deranging, crack up, clutters, abolish, addling, bollixed, agitates, apportion, addles, abash, bedevilled, adulterate, disorganising, bedevilling, disorganize, depolarize, ensnarl, disarranged, addlings, bedevil, dealing out, be on the rampage, depolarise, bestrews, entangles, bollix.