Make public türkçesi Make public nedir

  • Kamuya açıklamak.
  • Ortak yap.
  • Halka duyurmak.
  • Bildirmek.
  • Açıklamak.
  • Ortaya dökmek.
  • Aleniyete vurmak.
  • Halka açık hale getirmek.

Make public ingilizcede ne demek, Make public nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapılış şekli. Kazanç. Yapmak. Verim. Erişmek. Hesap etmek. Yapı. Zorlamak. Kapatmak (devreyi). Düdüklemek.

Public : Devlete ait. Halk. Umumi. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Herkese açık. Ahali. İzleyiciler. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Umum. Otel.

Make tracks : Sıvışmak. Acele gitmek.

Make good : Yerine getirmek. Tazmin etmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Bir işi bağlamak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmak. Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak.

İngilizce Make public Türkçe anlamı, Make public eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make public ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clarify : Aydınlatmak. Aydınlanmak. Açıklanmak. Açıklık getirmek. Anlaşılır olmak. Arıtmak.

Account for something : Açıklamasını yapmak. Hesabı sorulmak. Sorumlu olmak.

Clarifies : Aydınlanmak. Berraklaştırmak. Temizlenmek. Temizlemek. Durulmak. Süzmek. Durultmak. Arıtmak. Açıklığa kavuşmak.

 

Affirms : İddia etmek. Onaylamak. İleri sürmek. Söz vermek. Tasdik etmek. Söylemek. Beyan etmek. Doğrulamak. Tekrarlamak.

Publicize : Kamulaştırmak. Tanıtımını yapmak. Tanıtmak. Reklamını yapmak. İlan etmek. Halka tanıtmak.

Promulgates : Yaymak (inanç veya düşünce vb'ni). Yayınlamak. İlan etmek. Yürürlüğe sokmak. Kamuya ilan etmek. Duyurmak. Yaymak. Resmen ilan etmek. Yayımlamak.

Acquaint : Tanıtmak. Bilgi vermek. Vakıf olmak. Bilmek. Tanışmak. Haber vermek. Haberdar etmek.

Divulges : İfşaat. Açığa vurmak. Söylemek. Deşifre etmek. İfşa etmek. Yaymak.

Uncloaking : Ortaya çıkarmak. Maskesini düşürmek. Örtüsünü kaldırmak. Açmak. Meydana çıkarmak. Açığa vurmak. Foyasını meydana çıkarmak.

Publicizing : İlan etmek. Reklam yapma. Reklamını yapmak.

Make public synonyms : published, publicized, advising, cleared, advertises, announces, account for, divulge, acquaints, announce for, air, publicise, divulging, account, accounted, clears, attest, annunciate, assert, divulged, uncloaks, clarified, publishes, clarifying, announce, clear up, asserts, advise, uncloaked, publicizes, promulgating, uncloak, advises.