Making faces türkçesi Making faces nedir

  • Surat etmek.
  • Surat asmak.
  • [#somurtma Somurtmak].
  • Surat etme.
  • Surat asma.

Making faces ile ilgili cümleler

English: Give me a break. If you have something to say, stop making faces and say it.
Turkish: Bana bir fırsat ver. Söyleyecek bir şeyin varsa, surat asmayı bırak ve onu söyle.

English: Ali is making faces at me.
Turkish: Ali bana surat asıyor.

English: Ali is making faces.
Turkish: Ali somurtuyor.

Making faces ingilizcede ne demek, Making faces nerede nasıl kullanılır?

Making : Başarı sebebi. İmalat. Yapım. Etme. Nesnel işçilik. Üretim. İmal. Bir özel modele göre yapılan halı, elbise, mobilya ve benzeri nesnelere ilişkin işçilik. Teşekkül.

Faces : Göze almak. Yönelmek. Kaplamak. Yüzleşmek. Karşı çıkmak. Göğüs germek. Karşı koymak. Karşı olmak. Bakmak. Dönmek.

Making a blunder : Pot kırma.

Making a claim to : Sahip çıkan.

Making a fool of oneself : Kendini gülünç duruma düşürmek. Gülünç olmak.

Making a killing : Vurgun yapmak. Çok kazanmak.

İngilizce Making faces Türkçe anlamı, Making faces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Making faces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pouting : Dudak bükme. Mezgit türünden bir balık. Somurtma. Hafifçe dudak bükmek. Dudaklarını uzatmak. Darılmak. Dudak bükmek.

 

Frowned : Kaşlarını çatmak. Kaşını çatmak. Hoşnutsuzluk belirten bakış. Hoşgörmemek. Kaş çatmak. Kaş çatma. Alın çatmak. Sinir olma.

Make mouths : Surat ekşitmek.

Make a face : Yüzünü gözünü buruşturmak. Suratını buruşturmak. Dudak bükmek. Yüzünü buruşturmak. Surat yapmak. Memnuniyetsizlik göstermek. Suratını ekşitmek.

Pouts : Mezgit türünden bir balık. Kafasını şişiren balık. Dudak bükme. Somurtma.

Lowers : Küçültmek. Eksilmek. Karartmak. Düşürmek. İndirmek. Kırmak (gurur). Küçük düşürmek. Alt. Alçaltmak.

Lower : Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Aşağılamak. Alt. Eder indirimi. Kırmak (gurur). Düşürmek. Alçaltmak. Küçük düşürmek.

Pouted : Somurtma. Dudak bükmek. Dudak bükme. Mezgit türünden bir balık. Darılmak. Dudaklarını uzatmak. Hafifçe dudak bükmek.

Frowns : Kaş çatma. Kaşlarını çatmak. Kaş çatmak. Kaşını çatmak. Sinir olma. Hoşnutsuzluk belirten bakış. Alın çatmak. Hoşgörmemek.

Making faces synonyms : make face, made faces, pull a face, lowered, lour, go sour, made a face, sulked, sulks, frouncing, make faces, pout, frown, sulk, frounce, lours, have the pouts, be in the sulks, making face.