Man made türkçesi Man made nedir

  • İnsanın yaptığı.
  • İnsan üretimi.
  • Sentetik.
  • İnsan kaynaklı.
  • Yapay.
  • İnsan yapımı.
  • İnsan işi.
  • İnsan yapısı.
  • İnsan tarafından meydana getirilmiş.

Man made ile ilgili cümleler

English: The old man made out his will.
Turkish: Yaşlı adam vasiyetini yaptı.

English: The salesman made some exaggerated claims in order to sell his product.
Turkish: Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.

Man made ingilizcede ne demek, Man made nerede nasıl kullanılır?

Man : Adam yerleştirmek. Adam atamak. Adamla donatmak. Adam. İnsan. Erkek. Adam vermek. Görev yapmak. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı.

Made : -den. Yapılı. Tamamen uygun. -den yapılmış. Tam uyan. Mamul. Üretilmiş. Yapmak (make) eyleminin ikinci hali. Başarıdan emin. Yapma.

Man made fiber : İnsan yapısı lif.

Man made fibre : Sentetik lif.

Man made noise : Suni gürültü. Endüstriyel gürültü.

Man about town : Gösteriş düşkünü. Tiyatro ve gece kulübüne sıkça giden adam. Boşgezen. Sosyeteye üye adam. Eğlence yerlerinde sıkça görünen adam. Sosyete erkeği. Pleyboy.

Man made radiation : Yapay veya yoğunluklu maddelerin ya da yüksek gerilimli aygıtların yayınladığı ışınım. Yapay ışınım.

İngilizce Man made Türkçe anlamı, Man made eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Man made ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Artefact : İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapaylık. Eser. Yapay olgu. İnsan eliyle yapılan şey. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. Yapay doku. Yapı.

Artificial : Suni. Taklit. Yalancı. Yalan. Yapmacık. Eğreti. Takına. Takma. Yapma.

Ersatz : Aslının yerine geçen şey. Yerini tutan.

Artifactitious : İnsan eliyle yapılan şeyle igili. İnsan eliyle yapılmış. Artifaktitiyöz. İnsan eliyle yapılan şeye ait.

Factitious : Sahte. Yapma. Düzme. Suni. Düzmeceli. Yapmacık. Faktisyus. Uydurma. Yapay olarak meydana gelmiş.

Inauthentic : Sahte. Otantik olmayan. Orijinal olmayan.

Compositive : Birleştirilmiş. Karışmış. Sentezlenmiş. Karıştırılmış.

Artifact : Yapay doku. Elişi. İnsan eliyle yapılan şey. Yapı. Yapay olgu. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İlk insanların yaptığı sanat eseri.

Contrived : Açıkça planlanmış veya tasarlanmış. Uydurma. Yapmacık. Başarılmış. Danışıklı. Uyduruk. Bulunmuş. Zoraki. Zahmetli.

Man made synonyms : anthropogenically, synthetics, hokier, manmade, synthetical, artificially, synthetic, cardboard, imitations, imitation, hokey, artificials, hokiest, faux.