Marankelle nedir, Marankelle ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kafatası geniş ve büyük kimse.

Marankelle kısaca anlamı, tanımı

Mara : Köy otlağı. Anahtar. Araba içindeki tahtalar. Sararmış hıyar. Kalın, sert köklü, ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot, ayrıkotu. Sarı renkli, bitkileri yiyen zararlı bir kurtçuk. Mera. Mağara. Kemiriciler (Rodentia) takımının kobaygiller (Caviidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 4 cm kadar kuyruğu olan, eti yenen ve postu kullanılan bir tür. (Dolichotis patagonica) Kemiriciler (Rodentia) takımının kobaygiller (Caviidae) familyasından (bk)bir memeli türü. Uzunluğu 50, kuyruğu 4 cm. Eti yenir ve postu kullanılır. Patagonya steplerinde yaşar

Maran : Sebze ekilen tarla parçası, evlek. Küçük ev. Baraka, kulübe. Araba, kağnı tekerleği. Araba tekerleğinin demir kısmı. Araba tekerleğinin ağaç kısmı. Çay bardaklarını koymaya yarayan içi göz göz ayrılmış tahta sandık. Ev içinde kullanılmayan eşyaların konulduğu bölüm. Araba tekerleği. (Refahiye Erzincan.).

Kafatası : İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

 

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Kafa : İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Marangoz doğramacı anlamı nedir?

İngilizce'de Marangoz doğramacı ne demek ? : construction carpenter, studio carpenter, carpenter, chip