Margins türkçesi Margins nedir

Margins ile ilgili cümleler

English: This company uses cheap labor to increase its profit margins.
Turkish: Şirket kâr payını arttırmak için ucuz iş gücü kullanıyor.

English: This car dealership has very thin profit margins.
Turkish: Bu araba bayiliğinin çok ince kar marjları var.

Margins ingilizcede ne demek, Margins nerede nasıl kullanılır?

Binding margins : Cilt payı. Ciltlenecek belgeler için kenar boşlukları. Cilt payı boşluğu.

Box margins : Kutu kenar boşluğu.

Default print margins : Varsayılan yazdırma kenar boşlukları.

Mirror margins : Karşılıklı kenar boşlukları. Yapışık sayfaların iç kenar boşlukları.

Normal margins : Normal kenar boşlukları.

Margin of profit : Kar marjı. Karmarjı.

Margin marker : Marj işaretleyicisi. Kenar boşluğu imi.

Margin of income : Gelir sınırı.

Margin of protection : Gümrük vergisinin oranı içinde, yerli ürünlere özdeş ya da benzeri yabancı ülke ürünleri ile yarışım gücü sağlayan bölüm. Koruma ayrımı.

Margin of error : Yanılma payı. Yanılgı payı. Yanılma marjı. Bir örnekleme dağılımında gözlemlerin evrendeğerlere göre sapmalarının oransal sınırı, bk. örnekleme yanılgısı. Hata payı.

 

İngilizce Margins Türkçe anlamı, Margins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Margins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Length : Uzunluk. Taşınabilir geri lambaları. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Parça. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Boy. Metres in length. Süre. Müddet.

Brim : Şapka siperi. Ağız. Dolmak. Ağız (bardak). Taşma. Ağzına kadar dolmak. Siperlik. Şapka kenarı. Bardak ağzı.

Free play : Boşluk payı. Çocuğun, etkin olma gereksinmesini karşılamak üzere kendiliğinden kurduğu ve hiç bir kurala bağlı olmayan oyun. Serbest oyun. Görkem. Esneklik. Boşluk.

Excrescence : Gereksiz. Normal dışı çoğalma. Ur. Yumru. Fazla. Şiş.

Differentiation : Türev. Fark. Farklılaşma. Ayırt etme. Farklılaştırma. Farklılaşım. Ayrımlaşma. Ayırım.

Apportionments : Bölüştürme. Paylaştırma.

Brims : Ağız. Taşma. Şapka kenarı. Siperlik. Ağzına kadar dolu olmak. Bardak ağzı. Şapka siperi. Ağzına kadar dolmak. Ağız (bardak).

Complaisance : Göz yumma. Yumuşak başlılık. Yumuşaklık. Hoşgörü. Müsamaha. Lütuf. Nezaket. Teveccüh. Sempati.

Legal reserve : Yasal yedekler. Kanuni ihtiyat. Yedek ihtiyaçlara göre yapılan ihtiyat. Kanuni yedek akçe. Yasal yedek. Ülkelerin ticaret yasalarınca belirlenen, anonim şirketlerin karlarının belirli bir yüzdesi olarak ayırmak zorunda oldukları fon. Kanuni karşılık. Yasal ihtiyat.

Lip : Küstahlık. Birçok hayvanlarda ağız açıklığını çevreleyen ve genel olarak iki parça olan etli yapı. Öpmek. Leb. Dudak. Yüzsüzlük. Uç. Conta.

 

Margins synonyms : breadth, discriminations, divvy, allotments, margin, margining, brinks, tolerances, borderline, perimeter, distance, shoots, fringe, excessiveness, latitude, commons, brink, interval, divvied, minimum, difference, de trop, minimal, tolerance, bezel, differences, contribution, borders, forbearance, exorbitance, flange, reserve funds, analysis.

Margins zıt anlamlı kelimeler, Margins kelime anlamı

Maximal : Büyükçe. Maksimal. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Enbüyük. En büyük. En fazla. Azami.

Maximum : Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb. En yüksek derece. Enbüyük. Doruk. En fazla. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevin dorukta türevi sıfır olur. İşlev değerinin en büyük, değişkene göre türevin sıfır olduğu. En çok. En çok en büyük. En yüksek.

Central : Önde gelen. Özeksel. Telefon santralı. Ana. Esas. Kolayca ulaşılan. Orta. Belli başlı. Merkezsel. Temel.