Matter of opinion türkçesi Matter of opinion nedir

Matter of opinion ile ilgili cümleler

English: That's a matter of opinion.
Turkish: Bu bir görüş meselesi.

Matter of opinion ingilizcede ne demek, Matter of opinion nerede nasıl kullanılır?

Matter : Önem. Farketmek. İnsan bilincinden bağımsız olarak somut biçimlerde varolan, tüm nesneler, olaylar ve dizgelerle, bunların özellik, ilişki ve etkileşimlerinin sonsuz çeşitliliğini, her türlü devinim biçimiyle kapsayan nesnel gerçeklik. Cisim. Sebep. Önemli olmak. İçerik. Neden. Sorun. Yazılı belge.

Of : In. -dan. İle ilgili. -nın. -li. Karşı. Hakkında. -in. Nin. Yüzünden.

Opinion : Teşhis. Mütalaa. Takdir. Adli davada bilirkişilerin verdikleri fikirler. İnanç. Önemseme. Fikir. Akıl. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nazar.

Matter of : Bir sorunun. Bir konunun. Sorunu. Neden.

Matter of conscience : Vicdan meselesi.

Matter of death and life : Ölüm-kalım meselesi.

Matter of dispute : Uyuşmazlık konusu. İhtilaf konusu. İhtilaf mevzuu.

Matter of fact : Üzerinde tartışma yaratan mesele. Soğukkanlı. Olgu. Vaka. İspatı gereken konu. Bir muamma. Duygusuz. Maddi konu. Maddi. Gerçekçi.

Matter of taste : Zevk meselesi.

Matter of importance : Umur.

İngilizce Matter of opinion Türkçe anlamı, Matter of opinion eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Matter of opinion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The matter in question : Gündemdeki konu. Problem içerisindeki konu. Mesele olan konu. Araştırılan mesele.

Bone : Kılçıklarını ayıklamak. Hafızlamak. Sünük. Kemik. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Süyek. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Kemiklerini ayırmak. Kemiklerini ayıklamak. Kemikler.

Contention : İddia. Çekişme. Müsabaka. İhtilaf. Tartışma. Münakaşa. Görüş. Bakış açısı.

Moot point : Belirsiz konu. Tartışılacak sorun. Şüpheli nokta. Kararlaştırılmamış sorun.

Contentions : Rekabet. Müsabaka. Sav. Çekişme. Kavga. İddia. Yarışma. Uyuşamama. Görüş.

Object at issue : İhtilaf konusu. Anlaşmazlık konusu. Davalı konu. İddia olunan şey. Münazaa konusu. İhtilaflı mesele.