Med türkçesi Med nedir

  • Orta.
  • Kızartıcı en az doz.

Med ile ilgili cümleler

English: A doctor is an expert in medicine.
Turkish: Bir doktor tıp alanında uzmandır.

English: "You're being brainwashed by the media!" "What are you talking about?"
Turkish: "Medya tarafından beyniniz yıkanıyor." "Neden bahsediyorsun?"

English: I went to med school.
Turkish: Ben tıp fakültesine gittim.

English: My son wants to go to med school.
Turkish: Oğlum tıp fakültesine gitmek istiyor.

English: A cargo vessel, bound for Athens, sank in the Mediterranean without a trace.
Turkish: Atina'ya giden bir yük gemisi, bir iz bırakmadan Akdeniz'de battı.

Med ingilizcede ne demek, Med nerede nasıl kullanılır?

Medal : Nişan. Madalya.

Medal of honor : Onur madalyası. Şeref madalyası.

Medal of honour : Şeref madalyası.

Medal of valor : Cesaret madalyası.

Medal winner : Madalya kazanan.

Medallions : Taksi ehliyeti (amerikan ingilizcesi). Taksi ehliyeti. Ehliyetli taksici (amerikan ingilizcesi). Madalyon.

Medan : Endonezya'da bir şehir.

Medallion : Taksi ehliyeti (amerikan ingilizcesi). Ehliyetli taksici (amerikan ingilizcesi). Taksi ehliyeti. Madalyon.

Medals : Madalyalar. Madalya. Nişan.

Medalist : Madalya yapan kimse. Madalya kazanan. Madalya kazanan kimse. Madalya sahibi. Madalya kazanan sporcu.

 

İngilizce Med Türkçe anlamı, Med eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Med ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

C : C programlama dili. Yüz (romen rakamı). Kulombun simgesi. Yüz dolarlık banknot. Klirens. Do (müzik terimi). Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. Romen rakamları dizisinde 100 sayısı. Do nota.

Centrum : Merkez. Omurun gövde bölgesi. Bir omurun gövdesi. Orta veya merkez. Sentrum. Şehir merkezi.

Master of education : Eğitim bilimleri mastırı. Eğitim alanında yüksek lisansını tamamlayan herhangi biri. Eğitim masterı.

Centripetal : Ortaya çeken. Santripetal. Sentripetal. Özekçil. Merkeze doğru. Merkeze doğru olan. Merkezcil. Merkeze doğru yaklaşan.

Center point : Merkez. Orta bölge. Göbek. İowa eyaletinde şehir. Orta nokta. İndiana eyaletinde yerleşim yeri.

Centrals : Santral memuru. Esas. Belli başlı. Merkezsel. Santral memuru (amerikan ingilizcesi). Telefon santralı. Merkezi. Santral (amerikan ingilizcesi). Telefon santrali.

Bosomed : Bağır. Gizlemek. Saklamak. Göğüs. Merkez. Balkon. Kucak. Döş. Göğüslü.

Central : Belli başlı. Asıl. Baş. Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca. Temel. Santral memuru. Merkezsel. Telefon santralı. Ana.

 

Centre point : Merkez nokta. Orta nokta. Göbek. Merkez çekit.

Average : Ortalamasını bulmak. Ortalama. Zarar. Vasat. Belirli bir miktar tüketmek. Kazanılan ve kaybedilen dönem ya da sayıların birbirine oranı. Gemilerle taşınan malların deniz çalkantıları yönünden yitirime uğramalarında gerçekleşen olağanüstü giderler. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Vasati.

Med synonyms : master's degree, bosoms, centers, avg, centre, bosom, center, bosoming.