Median türkçesi Median nedir

  • Ortadan ikiye ayıran.
  • Varyant.
  • Refüj (yolda).
  • Ortanca.
  • Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Kenar ortayı.
  • Varyant değerlerinin küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan değer, medyan.
  • Orta değer.
  • Bazı özellikleriyle grubuptan veya ana tipten sapmış herhangi bir şey, değişken.
  • Orta.
  • Ortaç.
  • Bir dizi ya da dağılımda gözlemleri iki eşit parçaya bölen ve tam ortaya düşen gözlemin karşılık olduğu değere eşit konumsal ölçüm.
  • Refüj.
  • Ayırıcı.
  • Merkezi eğilim ölçümlerinden biri olan, sıralayıcı, aralık ve oransal ölçümlü verilere uygulanan, bir yalın dizide veriler küçükten büyüğe doğru dizildiğinde tam ortaya düşen değer, medyan.
  • Bir değer dağılımında, değerlerin yarısının kendisinden büyük, yarısının daha küçük olduğu değer.
  • Medyan.
  • Orta. eksen planına paralel duran.
  • Bir çokluk dağılımında denekleri iki eşit bölüme ayırdığı varsayılan nokta ya da puan değeri; yüzde ellinci nokta (değeri).

Median ile ilgili cümleler

English: Ali is a comedian.
Turkish: Ali bir komedyendir.

English: Ali was a comedian.
Turkish: Ali bir komedyendi.

English: At present I am working for a median university.
Turkish: Şu anda median üniversitesi için çalışıyorum.

 

English: Comedians base their jokes on tragic situations like violent death or serious accidents.
Turkish: Komedyenler şakalarını şiddetli ölüm ya da ciddi kazalar gibi trajik durumlara dayandırırlar.

English: Have you always been a comedian?
Turkish: Sen her zaman bir komedyen miydin?

Median ingilizcede ne demek, Median nerede nasıl kullanılır?

Median dose : İlaç uygulanan canlıların yarısında beklenilen etkiyi oluşturan ilaç dozu, ortalama tedavi edici doz. Ortalama tedavi edici doz. Ortalama etkin doz.

Median filter : Ortanca süzgeci.

Median fins : Tek yüzgeçler. Balıklarda, vücudun orta çizgisi boyunca bulunan sırt yüzgeci, kuyruk yüzgeci ve anal yüzgeç gibi yüzgeçler.

Median line : Ortanca çizgi. Kenar ortay. Orta çizgisi.

Median nerve : Orta sinir. Medyan siniri. Kol orta siniri.

Medians : Kenarortay. Orta. Medyan. Orta değer. Refüjler.

Arteria caudalis mediana : Arterya kaudalis mediyana. A. sacralis mediana'nın, kuyruk omurlarının alt ortasında uzanan devamı.

Apertura mediana ventriculi iv : Köpekte ventriculus quartus'ta liquor cerebrospinalis'i cavum subarachnoideale’ye geçiren delik. Apertura mediyana ventrikuli ıv.

Arteria mediana : Arterya mediyana. A. brachialis'in devamı olarak m. extensor carpi radialis'in altında, distale doğru seyreden atardamar.

Arteria sacralis mediana : Aorta abdominalis'in, a. iliaca externa ve a. iliaca interna'ları verdikten sonra, sağrı kemiğinin alt ortasında seyreden son kolu. Arterya sakralis mediyana.

İngilizce Median Türkçe anlamı, Median eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Median ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bosom : Bağır. Döş. Sine. Göğüs. Koyun merkez. Saklamak. Merkez. Elbisenin göğüs kısmı. Yakın.

Refuges : Sığınak. İltica. Sığınacak yer. Güvenlik adası. Kalmak. Barınak. Korunak. Sığınmak. Kalacak yer.

Centroid : Bilgi erişimde, derlemedeki belgeleri kümelemede kullanılan ve kavramsal konumu bakımından kümenin ortası niteliği taşıyacağı hesaplandığı için tüm kümeyi göstermek üzere varsayılan bir belge vektörü. Kütle merkezi. Kitle merkezi. Alan ağırlık merkezi. Sendroid. Ağırlık merkezi.

Avg : Average (ortalama). Ort. Ortalama.

C : Romen rakamları dizisinde 100 sayısı. Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. C programlama dili. İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Yüz dolarlık banknot. Do nota. Kulombun simgesi. Yüz (romen rakamı). Do (müzik terimi). Klirens.

Hydrangea : Asya'ya özgü bir çalı türü. Ortanca otu.

Medial : Ortaya değgin. Ortada. Ortada olan. Merkeze doğru. Vasat. Mediyal. Ortalama. Ortaya ait.

Refuge : Orta kaldırım. Sığınacak yer. Sığınak. İltica. Korunak. Kalacak yer. Barınak. Güvenlik adası. Sığınmak.

Participles : Sıfat-fiil. Partisip. Ortaç (dil.). Sıfat-eylem.

Median synonyms : detacher, diacritic, middle, safety zone, discriminator, safety island, midline, center point, dispersive, centre point, mid range, central, centripetal, hortensia, intermediate, alternative, discriminatory, centers, dissolutive, midlines, dissepimental, average, version, hydrangeas, diacritical, medians, detachers, dialyzer, variants, classifier, classifiers, centrum, middle child.

Median zıt anlamlı kelimeler, Median kelime anlamı

Abnormal : Anormal. Uygun olmayan. Gayrinormal. Olağandışı. Düzensizlik. Abnormal. Düzgüsüz. Olağanüstü. Bilinen olağan yapı, davranış, durum veya kuralın dışında olma, tabi olmayan, normal olmayan, normal dışı, abnormal. kusurlu teşekkül, sakatlık. Sapkın.

Peripheral : Çevresel. Çevreye ait. Dış kenara ait. Çevrebirimi. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Önemsiz. Çevre. İkincil. Yanbirim. Dış yüzeye ait.

Median ingilizce tanımı, definition of Median

Median kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Running through the middle. Being in the middle. A median line or point. As, a median groove.