Medications türkçesi Medications nedir

  • İlaç.
  • İlaçlar.
  • Tedavide kullanılan ilaçlar.
  • İlaç tedavisi.

Medications ile ilgili cümleler

English: Are you allergic to any medications?
Turkish: Herhangi bir ilaca alerjiniz var mı?

English: Are you on any medications?
Turkish: Herhangi bir ilaç alıyor musun?

English: What medications are you taking?
Turkish: Hangi ilaçları alıyorsun?

English: I bought these medications for my father.
Turkish: Bu ilaçları babam için aldım.

English: How many medications are you on?
Turkish: Kaç tane ilacın var?

Medications ingilizcede ne demek, Medications nerede nasıl kullanılır?

What medications do you take : Ne ilaç kullanıyorsunuz.

Are you allergic to any medications : Herhangi bir ilaca alerjiniz var mı.

Do you take any medications : İlaç kullanıyor musunuz.

Medication pneumonia : Lipit pnömonisi. Yabancı cisim pnömonisi. İlaçla tedavi pnömonisi. İlaç pnömonisi.

Give medication intravenously : İlaçları entrevenöz olarak vermek. İlaçları iğne ile kişinin damarından vermek.

Without medication : İlaçsız.

Be medicated : İlaçlanmak.

Medicated treatment of the evil eye : Gözdeğmesine uğramış hastaya su, üzerlik ya da çöreotu suyu içirme yoluyla yapılan bir tür sağaltım, bk. gözdeğmesinden korunma, krş. büyülü gözdeğmesi sağaltımı, dinsel gözdeğme sağaltımı. İlaçla gözdeğmesi sağaltımı.

 

Medicating : İlaç katmak. İlaçla tedavi etmek. İlaçlamak. İlaç vermek.

Medication : İyileştirme. İlaç kullanma. İlaçla tedavi. İlaç. Medikasyon. İlaç tedavisi. İlaç verme.

İngilizce Medications Türkçe anlamı, Medications eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Medications ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suppository : Fitil (ilaç). Supozituvar. Vajinal tablet. Fitil. Süpozituar.

Styptic : Kanama durdurucu. Kan kesici. Stiptik. Kanamayı durdurucu. Stiptik madde. Daraltıcı. Kanın akmasını durduran (madde).

Painkiller : Ağrı kesici. Ağrı dindirici. Ağrıkesici.

Penicillamine : Penisilamin. Etkin bir tiyol bileşiği olduğundan bakır gibi metalleri bağlayan ve bunlarla olan zehirlenmelerde kullanılan ayrıca romatizmal eklem hastalığı tedavisinde de kullanılan narkotik olmayan ağrı kesici bir ilaç.

Dollops : Parça. Bir parça. Azıcık. Bir parça veya top (dondurma). Yığın. Topak.

Immunosuppressive : İmmunosupressif. İmmünosüpresif. İmmunosüpresif. İmmünosupresif. Bağışıklığı baskılayıcı. İmmün sistemi baskı altına almaya meyilli. Bağışıklık sistemini baskılayan. Bağışıklık sisteminin doğal tepkilerini baskı altına alma eğiliminde olan (farmakoloji).

Blocker : Önleyici. Blok oyuncusu. Engelleyici. Tutucu. Önleyen şey. Bloke edici. Bloke eden şey. Tutan şey. Blok yapan oyuncu. Blokör.

Restorative : Güç veren (ilaç veya gıda). İnsana enerji verip canlandıran madde. Güçlendiren. Ayıltıcı ilaç. İyileştirici yiyecek. Canlandırıcı. Kuvvet şurubu. Yeniden kazandıran (sağlık veya güç vb'ni). Eski durumuna getiren. Güçlendirici.

 

Prescription : İlaç yazma. Aranılmaması nedeni ile bir hakkın yasaları yargılarına göre düşmesi için geçmesi gereken süre. Zaman aşımı. Hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Zamanaşımı. Emir. Önsav. Hekimin, hasta sahibine verilmek üzere, kullanılmasını tavsiye ettiği ilaçları ve kullanım biçimlerini tarif eden, eczacıya hitaben yazılmış imzalı teknik bir yazı. Talimat.

Antidiarrheal drug : İshali önleyen ilaç. Antidiyaretik ilaç.

Medications synonyms : fixed combination drug, carafate, antihypertensive drug, prescription drug, calcium channel blocker, antiemetic drug, probenecid, antidepressant drug, pentamethylenetetrazol, zovirax, antiepileptic drug, lipid lowering medication, statin drug, atromid s, isordil, antiprotozoal, pentylenetetrazol, ethical drug, inocor, cold medicine, drug cocktail, antidiabetic drug, alendronate, fosamax, antibacterial drug, lipid lowering medicine, immunosuppressive drug, anticholinesterase, imuran, zyloprim, anti inflammatory drug, plavix, tyrosine kinase inhibitor.

Medications zıt anlamlı kelimeler, Medications kelime anlamı

Infidelity : Zina. Kafirlik. Sadık olmama. İmansızlık. Hıyanet. İhanet. Küfür. Aldatma. Sadakatsizlik.

Unfaithfulness : Hakikatsizlik. Sadakatsizlik.

Over the counter drug : Tezgah üstü ilaç. Reçetesiz ilaç. Reçetesiz satılan ilaç. Eczanelerde reçetesiz olarak satışına izin verilen ilaç, o. t. c. ilaç, tezgah üstü ilaç.

Medications antonyms : prescription medicine, over the counter medicine, prescription drug.