Melee türkçesi Melee nedir

  • Yakın dövüş.
  • Arbede.
  • Çıplak elle dövüş.
  • Kördöğüşü.
  • Büyük dövüş (birkaç kişi arasındaki).
  • Birkaç kişinin katıldığı kavga.
  • İtiş kakış.
  • Kavga.
  • Meydan kavgası.

Melee ingilizcede ne demek, Melee nerede nasıl kullanılır?

Melees : Kavga. Büyük dövüş (birkaç kişi arasındaki). Çıplak elle dövüş. İtiş kakış. Meydan kavgası. Birkaç kişinin katıldığı kavga. Arbede. Yakın dövüş.

Cameleer : Deveci. Hecin süvarisi.

Cameleers : Hecin süvarisi. Deveci.

Melena : Mide ve ince bağırsaklarda oluşan kanamalar sonucu kahve telvesi renginde veya siyah renkte dışkı çıkarma, melena. Melena. Sindirilmiş kanlı dışkı.

Melengestrol : Melengestrol. Anabolizan bir madde.

Blamelessly : Suçsuzca. Kabahatsiz olarak. Kabahatsiz. Lekesizce. Kusursuz bir şekilde. Masumca. Suçsuz. Masum. Alnı açık bir şekilde. Kusursuzca.

Enameled : Sırlamak. Emayeli. Emaylamak. Sırlanmış. Minelemek. Sırlı. Mineli. Süslemek. Emaye.

Fameless : Ünsüz. Şöhretsiz.

Enamelers : Emaye ile kaplayan. Mineleyen. Emaye yapan. Mine ile kaplayan. Mineci. Mineleyici. Mineyle kaplayan.

Chameleons : Bukalemun (takımyıldızı). Bukalemun. Dengesiz kişi.

İngilizce Melee Türkçe anlamı, Melee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Melee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Donnybrook : Bar kavgası. Şiddetli tartışma. Mahalle kavgası. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Şiddetli kavga. Birçok kişinin karıştığı kavga.

Battle royal : Kalabalık kavga. Büyük kavga. Büyük münakaşa. Hararetli tartışma. Şiddetli çatışma.

Clinches : Kökünden halletmek. Yapışmak. Perçinlenmiş çivi. Perçinlemek. Sağlama bağlamak. Sıkıştırılmış cıvata. Boks birbirine sarılmak. Sarılmak. Sıkıştırmak. Kucaklaşmak.

Blowups : Fotoğraf büyütme. Tepesi atma. Agrandisman. Patlama. Büyültme. Öfke patlaması. Şişirilebilen. İnfilak.

Clinch : Sıkı tutma. Kucaklaşmak. Kökünden halletmek. Sarılma. Perçinlenmiş çivi. Kucaklaşma. Sarılmak. Sağlama bağlamak. Yapışma.

Broil : Kargaşa. Kaynamak. Gürültü. Tartışma. Izgara. Izgara yapmak. Et kızartmak. Kızartmak. Balık kızartmak.

Affraying : Gürültü. Dövüş. Dalaş.

Hustle and bustle : İtip kakma. Yoğun faaliyet. Koşuşturma. Hay huy. Hareketlilik. Dolandırma. İtişme. Harala gürele.

Affrays : Dövüş. Dalaş. Kavga kıyamet. Gürültü.

Fracas : Velvele. Dalaş. Gürültü. Gürültülü kavga. Kavga kıyamet. Patırtı.

Melee synonyms : fracases, ruckus, disturbance, brawls, brawling, rough and tumble, donnybrooks, broils, infighting, free fight, ruckuses, fray, affray, brawled, melees, barney, altercations, free for all, blowup, brawl, bobbery, dogfights, scrimmage, altercation, dogfight, bust up.