Mercify türkçesi Mercify nedir

Mercify ingilizcede ne demek, Mercify nerede nasıl kullanılır?

Merciful : İnsaflı. Sevecen. Rahim. Acıyıcı. Acı çektirmeyen. Bağışlayıcı. Merhametli. Şefkatli.

Merciful and gracious god : Şefkatli ve iyiliksever tanrı (tanrı tanımı). Bağışlayıcı ve yardımsever tanrım.

Merciful father : Efendi. Bağışlayıcı babamız. Tanrı.

Mercifully : Sevecen bir halde. Acıyarak. İnsaflı bir şekilde. Bağışlayıcı bir biçimde. Merhametlice. Merhametle.

Mercifulness : Sevecenlik. Merhametlilik. Bağışlayıcılık.

Mercia : Orta ingiltere'de tarihi anglo-saxon krallık. Mercia krallığı.

Mercilessly : Merhametsizce. Acımasızca. Amansızca. Acımadan. Kıyasıya. İnsafsızca. Merhametsiz bir şekilde.

Unmercifulness : Merhametsizlik.

Merciless : Aman zaman dinlemez. Acımasız. Amansız. Kıyıcı. İnsafsız. Şefkatsiz. İmansız. Merhametsiz. Kaskatı.

Mercian : Mersiyalı.

İngilizce Mercify Türkçe anlamı, Mercify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mercify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assure : İkna etmek. Kesinleştirmek. Sağlamak. Sigortalamak. İnandırmak. Sağlama bağlamak. Güvenceye almak. Güven vermek. Sigorta etmek. Garanti etmek.

Relents : Hafiflemek (fırtına). İnsafa gelmek. Merhamete gelmek. Acıyıp merhamet göstermek. Acıyıp merhamete gelmek. Yumuşamak. Yenilgiyi kabul etmek. Pes etmek. Mücadeleden vazgeçmek.

 

Control : Düzenlemek. Kontrolü sağlamak. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Kumada etmek. Denetim. Hakim olmak. Güdüm. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. Kontrol altında tutmak. Denetlemek.

Show mercy : İnsafa gelmek.

Commiserated : Acısını paylaşmak. Başsağlığı dilemek. Derdini paylaşmak. Kederini paylaşmak.

Corroborate : Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek. Desteklemek. Onaylamak. Kanıtlarla desteklemek. Sağlamlaştırmak. Doğrulamak. Yardım etmek. Güç vermek. Pekiştirmek (bir düşünce vb'ni).

Ascertain : Anlamak. Belirlemek. Tespit etmek. Doğrusunu öğrenmek. Öğrenmek. Bulmak. Saptamak. Tayin etmek. Aslını öğrenmek. Araştırmak.

Ache : Sızlamak. Merkezi sinir sistemi, otonom gangliyonlardaki sinapslar, alyuvarlar ve kolinerjik sinirlerin uyardığı tüm postsinaptik zarlarda bulunan, asetilkolini kolin ve asetata parçalayan hidrolaz sınıfından bir enzim, kolin esteraz. Ağrı. Azap. Sızı. Acı. Sancı. Ağrımak.

Tick off : Fırça çekmek. İşaretlemek. Paylamak. Tik koymak. Sinirlerini ayağa kaldırmak. Sinirden kudurtmak. Azarlamak. Yanına işaret koymak (listede bulunan bir maddenin). İşaret koymak.

Feel : Sezinlemek. Görünmek. Duymak. Temas. Duygu. Hissetme. His. Kendini...hissetmek. Yoklamak. Gibi gelmek.

 

Mercify synonyms : metallic element, see to it, atomic number 80, check, deplores, pities, substantiate, confirm, see, relenting, mark off, cinnabar, relent, take pity on, bites, relented, mark, support, affirm, hydrargyrum, hg, insure, metal, commiserating, ached, commiserates, mercurous chloride, ensure, calomel, quicksilver, sustain, feel for, feel for somebody.

Mercify zıt anlamlı kelimeler, Mercify kelime anlamı

Negate : Değillemek. Olumsuz yapmak. Etkisiz duruma getirmek. Çürütmek. İptal etmek. İnkar etmek. Boşa çıkarmak. Reddetmek. Yadsımak.

Unhappily : Maalesef. Ne yazık ki. Mutsuzca.

Mercify ingilizce tanımı, definition of Mercify

Mercify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pity.