Meritocracy türkçesi Meritocracy nedir

  • Kişilerin bireysel üstünlüğüne ve liyakate dayanan yönetim biçimi.
  • Meritokrasi.
  • Yeteneğe göre mevki verme jüyesi.
  • Yeteneğe göre adam atama üzerine kurulu sistem.

Meritocracy ingilizcede ne demek, Meritocracy nerede nasıl kullanılır?

Meritocracies : Meritokrasi. Yeteneğe göre adam atama üzerine kurulu sistem. Kişilerin bireysel üstünlüğüne ve liyakate dayanan yönetim biçimi.

Meritocratic : Meritokratik. Liyakata dayalı bir yönetim anlayışını benimseyen devlet modeli.

İngilizce Meritocracy Türkçe anlamı, Meritocracy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meritocracy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ideology : Düşünyapı. Düşünce tarzı. İdeoloji. Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükumetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü. Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu. Düşüngüdüm. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Verimsiz düşünce. Toplumsal gidişe ilişkin beklenti ve öndeyileri dile getiren yargılar dizgesi. Mefkure.

 

Social organization : Temelinde belirli ve karşılıklı birtakım görevlerin yattığı toplumsal ilişkilerin ve etkinliklerin kurumlaşmış düzeni. Sosyal organizasyon. Bir toplumsal kümenin üyeleri ya da bir toplumun kümeleri arasındaki belli görev ve yükümlülükleri dile getiren ilişkiler düzeni. Sosyal örgüt. Toplumsal örgüt. Sosyal örgütlenme.

Social structure : Bir toplumun düzenlendiği ve işlediği biçim. Toplumsal yapı. Bir topluluk içerisindeki çeşitli toplumsal gereksemeleri ve ilişkileri yoluna koyan; bu ilişkilere göre kurulan temel düzen, yapı. Sosyal ilişkiler özellikleri. Herhangi bir toplumun ya da toplumsal kümenin yerleşik iç örgütleniş biçimi. Sosyal yapı. Sosyal örgü.

Structure : Düzenlemek. Yapı. Planlamak. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Bünye. Oyun dokusu, işlenişi, çatısı. konunun ana çizgisi. tuluata dayanan tiyatroda senaryo. Şekillendirmek. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim.

Social system : Sosyal sistem.

Meritocracy synonyms : political theory, social organisation, political orientation, meritocracies.