Messages türkçesi Messages nedir

Messages ile ilgili cümleler

English: Do you have any messages for me?
Turkish: Benim için herhangi bir mesajınız var mı?

English: Ali wrote me more than thirty messages yesterday.
Turkish: Ali dün bana otuzdan fazla mesaj yazdı.

English: Ali didn't read any of the messages Mary sent to him.
Turkish: Ali Mary'nin ona gönderdiği mesajlardan hiç birini okumadı.

English: Burak relayed messages between Matt and Tugba.
Turkish: Burak Matt ve Tuğba arasında mesaj iletti.

English: Are there any messages for me?
Turkish: Benim için herhangi bir mesaj var mı?

Messages ingilizcede ne demek, Messages nerede nasıl kullanılır?

Age or number of messages : Yaş veya ileti sayısı.

Arrange messages : İleti ayarla.

Composing e mail messages : Elektronik posta mektupları oluşturmak.

Display error messages : Hata iletilerini göster.

Distributing usenet newsgroup messages : Usenet ağ haberleri mesajlarını dağıtmak.

Sent messages : Gönderilen iletiler.

Output debugging messages : Çıkış hata ayıklama iletileri.

Log messages : Kayıt iletisi. Günlük iletisi.

Show messages : İletileri göster.

Screen messages : Ekran iletileri.

İngilizce Messages Türkçe anlamı, Messages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Messages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Humor : Eğlendirmek. Salgı. Mizah. Memnun etmek. Huyuna suyuna gitmek. Neşe. Hoşuna gitmek. Ruh hali. Şaka. Espri.

Story : Henüz oyunluk biçiminde işlenmemiş bir film konusuna verilen yazınsal biçim. bir film tamamlandıktan sonra, bu filmin konusundan çıkarılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yazınsal biçimi. Tarih. Efsane. Kıtır. Rivayet. Makale. Kat. Masal. Konu. Martaval.

Memorial : Bildiri. Anısına yapılmış. Hatırlatıcı. Abide. Anmalık. Önemli bir olayı gelecek kuşaklara yansıtmak için yapılan simge niteliğinde büyük yapı. Anma töreni. Tezkere. Muhtıra.

Cypher : Şifre. Sıfır. Bkz.cipher. Önemsiz şey. Açarsöz.

Proposal : Evlilik teklifi. Tasavvur. Öneri. Teklif. Evlenme teklifi. Önerme. Tasarı. Takrir. Plan. Önerge.

Wit : İnce espri. Anlayış. Bilmek. Zeka kıvraklığı. Nükteci kimse. Espritüel kimse. Farkında olmak. İnce zeka. Zeki kimse. Nükte.

Acknowledgement : Onaylama. Senet. Alındığını bildirme. Tanıma. Tasdik. Kabul etme. Teşekkür. Kabul. Onay. Teslim.

Direction : Yönetme. Alıcı adresi. İdare. Müdürlük. Sahneye koyucunun belli bir oyun için oyuncuları düzene alması ve onları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma. (oyun düzeni, sahneye koyma). Açıklama. Yönerge. Yön. Emir. Yönelti.

Hokum : Basmakalıp. Boş laf. Saçmalık. Seyirci çekici oyunlar.

Sensationalism : Heyecan ve coşku merakı. Duyumları bilginin tek kaynağı sayan öğreti. insanın toplumsal çevresinin bilimsel olarak açıklanamıyacağını, bu çevreye ilişkin bilgilerin insan duyumuyla sınırlı olduğunu savunan toplumbilim görüşü. Duyumculuk. Sansasyonalizm. Duyuculuk. Sansasyon hevesi.

 

Messages synonyms : nonsensicality, phone message, promotional material, tale, body, telegram, refusal, latent content, topic, annunciation, infos, intimation, dedication, humour, inscription, meaning, disrespect, counselling, garbage, mail, offering, disapproval, dispatch, datum, griffin, guidance, postulation, content, entry, packet, shocker, offer, instruction.

Messages zıt anlamlı kelimeler, Messages kelime anlamı

Approval : Onay. Tasvip. Onaylama. Uygun bulma. Resmi izin. Onama. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması.

Disapproval : Doğru bulmama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Ayıplama. Kınama. Onaylamama. Hoşnutsuzluk. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Kabul etmeme. Beğenmeme.