Metal proteinate türkçesi Metal proteinate nedir

  • Bir çözünebilir tuzun amino asitlerle ve/veya kısmen hidrolizlenmiş proteinle şelatlandırılması sonucu elde edilen, belirli bir metalin proteinatı olan ürünler.
  • Metal proteinat.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Metal proteinate ingilizcede ne demek, Metal proteinate nerede nasıl kullanılır?

Metal : Tabiat. Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kırık taş. Madensel. Metalik. Metal. Madenle kaplamak. Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.). Tıynet.

Metal age : Maden çağı.

Metal aminoacid chelateds : Metal amino asit şelatları. Eriyebilir metal tuzlarındaki metal iyonlarıyla amino asitlerin reaksiyonu biçiminde ortaya çıkan, ticari olarak kalsiyum amino asit, kobalt amino asit, bakır amino asit, demir amino asit, magnezyum amino asit, mangan amino asit veya çinko amino asit şelatları bulunan maddeler.

Metal asbestos gasket : Amyant-metal karışımı, yanmaya dirençli sızdırmaz türü. Metal amyant conta. Amyant-metal sızdırmaz.

 

Metal bar : Mil. Metal çubuk.

İngilizce Metal proteinate Türkçe anlamı, Metal proteinate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metal proteinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Metal proteinate synonyms : abdominal pain, abdomen, abdominal fat necrosis, abdominal distention, abdominal palpation, a c deformity.