Meters türkçesi Meters nedir

Meters ile ilgili cümleler

English: Buy six meters of that cloth.
Turkish: O kumaştan 6 metre al.

English: Ali was three meters behind me.
Turkish: Ali benim üç metre arkamdaydı.

English: Ali is fishing for trout about a hundred meters downstream from here.
Turkish: Ali buradan yaklaşık yüz metre aşağıda alabalık avlıyor.

English: Have you ever seen a shark over three meters long?
Turkish: Sen hiç üç metreden daha uzun bir köpek balığı gördün mü?

English: Ali claims that he can swim thirty meters underwater on one breath.
Turkish: Ali bir nefeste su altında otuz metre yüzebileceğini iddia ediyor.

Meters ingilizcede ne demek, Meters nerede nasıl kullanılır?

The five meters line : Oyuncunun kaleciye temasının yasak olduğu alanı belirten çizgi (futbol). Oyuncunun kaleci ile temas etmesi yasak olan alanı gösteren çizgi. Beş metre çizgisi.

He stands two meters : O iki metre uzun. O iki metre uzunlukta.

Measurement in meters : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin, kuşağın metreyle ölçülen uzunluğu. ayakla uzunluk'un karşıtı. Metreyle uzunluk.

Square meters : Metrekare.

Accelerometers : İvme ölçer. Akselerometre. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Hızlanmayı. Hızlanma ölçer. İvmeölçer. İvme ölçme aleti. İvmeyi ölçen. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmeyi ölçen aygıt.

 

Barometers : Halkın nabzını ölçen kimse. Barometre. Basınç ölçer.

Centimeters : Santimetre.

Chronometers : Kronometre. Zamanı çok hassas dilimler halinde ölçen alet. Süreölçer. Süre ölçer.

Anemometers : Rüzgar hız ölçeri. Anemometre. Yelölçer. Yel hızölçeri. Rüzgar ölçer. Rüzgar hızını ölçen alet. Rüzgar hızı ölçer. Rüzgarölçer.

Calorimeters : Kaloriölçer. Isıölçer. Kalorimetre. Kalori ölçer. Isı ölçer. Isın ölçer.

İngilizce Meters Türkçe anlamı, Meters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prosody : Ölçü tekniği. Aruz. Prosodi. Ölçübilim. Bürün. Prozodi. Tartıbilim. Vezin tekniği.

Gaging : Rehin vermek. Tartmak. Kalibresini ölçmek. Bahis. Teminat. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Ölçmek. Miktar. Bahse girmek.

Hr : Sa. Hour (saat). Zaman dilimi. İk. S. İnsan kaynakları. 60 dakikalık zaman dilimi.

Tickers : Borsa fiyatlarını şeride kaydeden alet. Kayan yazı bandı. Borsa fiyatlarını şeride kaydeden aygıt. Tıkırdayan. Vade defteri. Borsa fiyatlarını kağıt şeride kaydeden cihaz. Cesaret. Yürek. Kalp.

Rhythms : Ritim. Nabız atışı. Ahenk. Ritm. Uyum.

Hours : Saatler. Mesai saatleri. Saatte bir doğrula.

Taximeter : Taksi saati. Taksilerde ödenmesi gereken parayı gösteren sayaç. Binit sayacı.

Dimension : Birbiriyle açık ya da örtük ilişkisi olan çeşitli tutum ve davranış görünüşlerine bir içbütünlük kazandıran temel öğe ya da bir ölçme aracının ölçtüğü konu. Boyutlarını ayarlamak. Çap. Boyut. Ölçülerini koymak. Hacim. Oylum. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir dizgiyi oluşturan öğe sayısı.

 

M : İngiliz alfabesinin on üçüncü harfi. Metrenin simgesi. Milyon anlamında ön ek. Mega. Romen rakamları dizisinde 1000 sayısı.

Numerators : Sayılandırıcı. Kesirler de pay. Sayıcı. Numaralandırıcı. Numaralayan. Numeratör. Pay.

Meters synonyms : dkm, extraterrestrial object, metric linear unit, meteor swarm, dekametre, estraterrestrial body, meteoroid, clock, counter, extents, dam, folding rule, telltale, ticker, dm, decimeter, benchmark, hour, extent, denominations, calibre, rhythm, decametre, rhythming, decameter, measuring stick, decimetre, denomination, current meter, caliber, benchmarks, dekameter, taxi meter.

Meters zıt anlamlı kelimeler, Meters kelime anlamı

Approve : Razı olmak. Olumlu bulmak. Kabul etmek. Beğenmek. Tasvip etmek. Uygun görmek. Hoş karşılamak. Uygun bulmak. Onamak.