Microgamete türkçesi Microgamete nedir

  • Mikrogamet.
  • Erkek eşeylik hücresi.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Küçük garnet.
  • Mikrogamontların bölünmesi sonucunda oluşan az miktarda sitoplazmik materyal içeren, küçük genellikle kamçılı, etkin harekete sahip erkek gametler.

Microgamete ingilizcede ne demek, Microgamete nerede nasıl kullanılır?

Microgametoblast : Bazı sporozoonlarda, mikrogametosit ile mikrogamet arasında bir ara safha. Mikrogametoblast. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kimi sporozoanlarda mikrogametositle mikrogamet arasında bir ara evre.

Microgametocyte : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mikrogametosit. Mikrogamont. Bazı protozoonlarda mikrogameti veren ve merozoitten gelişen hücre.

Microgametogenesis : Mikrogametlerin ya da spermatozoonların gelişmesi olayı. Mikrogametlerin veya spermatozoonların gelişmesi olayı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mikrogametogenez.

Microgametophyte : Mikrogametofit. Küçük ve erkek olarak kabul edilen sporları veren yapı.

Microgamont : Bölünerek mikrogametleri oluşturan gamont, mikrogametosit. Mikrogamont.

Natelson microgasometer : Kanda oksijen, karbondioksit, karbonmonoksit gibi maddelerin basıncını ölçen alet. Natelson mikrogazometre.

İngilizce Microgamete Türkçe anlamı, Microgamete eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Microgamete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdomen : Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Batın.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Microgamete synonyms : abdominal pain, abdominal palpation, a c deformity, abaxial, a band, abamectin.