Misery türkçesi Misery nedir

Misery ile ilgili cümleler

English: Life is a great misery.
Turkish: Yaşam büyük bir ızdırap.

English: Neither happiness nor misery last forever.
Turkish: Ne mutluluk ne de sefalet sonsuza dek sürmez.

English: Many have suffered oppression and misery for a long period of time under the rule of colonialism.
Turkish: Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir.

English: Love is mystery and misery indefinitely.
Turkish: Aşk, sürekli olarak gizem ve sefalettir.

English: Misfortune and misery threaten you.
Turkish: Şansızlık ve sefalet seni tehdit etti.

Misery ingilizcede ne demek, Misery nerede nasıl kullanılır?

Misery index : Sefalet endeksi. Sefalet dizini. Bir ekonominin durumunu ve uygulanan iktisadi politikaların başarı durumlarını ölçmekte kullanılan ve ülkedeki enflasyon ile işsizlik oranlarının toplamıyla oluşturulan dizin. İşsizlik ve enflasyon oranı.

Educational misery : Eğitim boşluğu.

Was put out of his misery : Sefaletinden kurtarıldı. Uzun işkencelerden sonra öldü. Acılarına son verildi.

Miser : Hkr.cimri. Kibritçi. Pinti. Para canlısı. Eli sıkı kimse. Pinti kimse. Paragöz. Zengin cimri. Cimri. Cimri veya pinti tip.

 

Miserable : Zavallı. Mutsuz. Çok kötü. Berbat. Sefil. Acınacak halde. Acınası. Sefalet çeken. Alçakça (davranış). Kötü.

Miserably : Sefil bir halde. Berbat şekilde.

Misereres : Elli birinci mezmurun bestesi.

Becoming miserable : Sefalet içinde olma. Mutsuz hissetmeye başlama. Zavallı hale gelme. Zavallılaşma. Sefalet çekme.

Miserliness : Paragözlük. Cimrilik. Para hırsı. Hasislik. Tamahkarlık. Pintilik.

Misericordia : Merhamet.

İngilizce Misery Türkçe anlamı, Misery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Misery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distress : Felaket. Istırap vermek. Tehlike. Dert. Sıkıntıya sokmak. Acı çektirmek. Haczetmek. Sıkıntı.

Deplorableness : Acıklılık. Üzücü olma durumu. Acınacak durumda olma. Rezalet içerikli olma durumu. Acıklı. Üzücü. Kederlilik. Acınacak.

Dumps : Kuruntu. Neşesizlik (gayriresmi). Gam. Depresyon. Hüzün. Üzücü durum. Keder. Üzüntü. Neşesizlik.

Astringent : Kan durdurucu. Damarları büzen ilaç. Haşin. Kanamayı kesici. Astrenjan. Sıkıştırıcı. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Büzücü. Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen vb. maddeler.

Acrid : Keskin. Ekti. Ekşi. Sert. Kekre. Buruk. Tehlikeli. Barut gibi.

Acid : İğneleyici. Ekşit. Asit. Acı (söz). Asitli. Akü elektroliti. Ekşi. Bir çözeltiye h+ iyonu (proton) çıkaran madde. Ekşime. Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek.

Infelicities : Hoşnutsuzluk. Geçmezlik. Nahoş olma durumu. Talihsizlik. Nahoşluk (söz vb). Yersizlik.

 

Achiness : Acılık. Ağrılı olma.

Meanness : Adilik. Mıhsıçtılık. Alçaklık. Hasislik. Cimrilik. Rezillik. Ahlaksızlık. Kancıklık. Süflilik.

Anguishing : Keder. İçdaralması. Elem. Eza. Manevi ıstırap. Şiddetli acı. Yeis.

Misery synonyms : sordidness, living death, ached, from hand to mouth, agitation, destituteness, desolation, hardship, ill being, beggarliness, heartaches, acrimonious, acerb, agonies, hardships, impecuniosity, bads, affliction, impecuniousness, ache, gutter, suffering, economic deprivation, wretchedness, broodiness, indigence, infelicity, destitution, miseries, disutility, wicked, anguishes, pig.

Misery zıt anlamlı kelimeler, Misery kelime anlamı

Well being : Sağlık. Esenlik. İyilik. Refah. Mutluluk. İyi oluş.

Happiness : Kut. Bahtiyarlık. Mut. Uygunluk. Mutluluk. Hoşluk. Sevinç. Ferah. Saadet.

Misery ingilizce tanımı, definition of Misery

Misery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Distress. Wretchedness. Great unhappiness. Woe. Extreme pain of body or mind.