Miss the point türkçesi Miss the point nedir

  • Meseleyi kavramamak.
  • Konuyu anlamamak.
  • Anlayamamak.

Miss the point ingilizcede ne demek, Miss the point nerede nasıl kullanılır?

Miss : Özlemek. Kız. Matmazel. Özlem duymak. Karavana. İsabet ettirememek. Kavramamak. İsabet etmeme. Iska geçmek. Kaçırmak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Point : Sivriltmek. Nokta. Ferma yapmak (av köpeği). Sayı. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Çevirmek. Punto. Tevcih etmek. Doğrultmak (silah). Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır.

Miss the boat : Çok kazançlı bir işi kaçırmak. Vapuru kaçırmak. Fırsatı kaçırmak. Fırsat kaçırmak. Fırsatı tepmek. Fırsat tepmek. Büyük şans kaçırmak.

Miss the bus : Fırsat tepmek. Fırsat kaçırmak. Otobüsü kaçırmak. Büyük şans kaçırmak. Çok kazançlı bir işi kaçırmak. Fırsatı kaçırmak.

Miss the flight : Uçağı kaçırmak.

At the point of : -mesi halinde. Eşiğinde. Köşesinde. -in eşiğinde. -mek üzere.

The point in question : Sözkonusu. Söz konusu.

 

Miss the train : Treni kaçırmak.

Be at the point of death : Ölmek üzere olmak.

İngilizce Miss the point Türkçe anlamı, Miss the point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Miss the point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Not have a clue : Hiçbir fikri olmamak.

Elude : Tehlikeyi atlatmak. Atlatmak (takip edenleri veya bir tehlikeyi). Kaçınmak. Yakayı sıyırmak. Kaçamak yapmak. Kurtulmak. Sakınmak. Aklına gelmemek. Atlatmak. Kaçmak.

Eludes : Kaçamak yapmak. Yakayı sıyırmak. Sakınmak. Sıyrılmak. Paçasını kurtarmak. -den kurtulmak. Çağrıştırmamak. Kaçınmak. Atlatmak. Aklına gelmemek.

Cannot make head or tail of : Kavrayamamak.

Eluded : Kaçamak yapmak. Aklına gelmemek. Kaçmış. Cevap vermekten kaçmış. Sıyrılmak. Kandırmış. Kurtulmak. Çağrıştırmamak. Aldatmış. Dolandırmış.

Eluding : Sıyrılmak. Kaçınmak. Firar etme. Kurtulmak. Çağrıştırmamak. Kaçamak yapmak. Aklına gelmemek.

Can make nothing of : Hesaplayamamak. Anlamamak.

Make nothing of : Görmezden gelmek. Anlamaktan aciz kalmak. Önemsememek. Tepki göstermemek. Anlam verememek. Önem vermemek. Mana verememek.