Mixed up türkçesi Mixed up nedir

Mixed up ile ilgili cümleler

English: I'm sorry I got you mixed up in this.
Turkish: Sizi buna karıştırdığım için üzgünüm.

English: The teacher mixed up our names.
Turkish: Öğretmen bizim adlarımızı karıştırdı.

English: The downside, well, it's how thoroughly work gets mixed up with my private life.
Turkish: İşin kötü tarafı, mesleğimin ve özel hayatımın bu derece birbirine karışıyor olması.

English: He is mixed up with something shabby.
Turkish: Eski püskü bazı şeylerle karıştırdı.

English: Have you ever got in your car after a long absence and got the brake mixed up with the accelerator?
Turkish: Sen hiç uzun bir aradan sonra arabana bindin mi ve frenle gazı karıştırdın mı?

Mixed up ingilizcede ne demek, Mixed up nerede nasıl kullanılır?

Mixed : Katkılı. Katışık. Çeşitli. Karışmış. Karma. Karıştırılmış. Melez. Karışık. Birleşik.

All mixed up : Karman çorman. Allak bullak. Darmaduman. Karmakarışık.

Be mixed up : Kafası karışmak. Zihni karışmak. Karışmak. Şaşırmak.

Be mixed up in : Karışmak. Bulaşmak.

 

Be mixed up with : İlişkide olmak. İle ilişkisi olmak.

Get mixed up : Kafası karışmak.

İngilizce Mixed up Türkçe anlamı, Mixed up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mixed up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commove : Kışkırtmak. Rahatsız etmek. Zorla hareket etmeye neden olan. Heyecanlandırmak. Provoke etmek. Şiddet ile hareket etmek. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Tahrik etmek.

Discombobulates : Aptala çevirmek. Altüst etmek. Birbirine katmak. Afallatmak. Serseme çevirmek. Bozmak. Şaşırtmak.

Absentminded : Kafası karışmış (aklını kaçırmış). Dalgın. Boş kafalı.

Rumples : Buruşmak. Buruşturmak. Dağıtmak. Kırışık. Kırıştırmak. Darmadağın etmek. Karıştırmak (saçı). Örselemek.

All at sea : Şaşkına dönmüş.

Make a hash of : Eline yüzüne bulaştırmak. Çorba etmek. İçine etmek. -i yüzüne gözüne bulaştırmak. Berbat etmek. -i iyice karıştırmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. -i bozmak.

Adulterating : Yabancı madde katmak. Seyreltmek. Hile katmak. İçine yabancı madde katmak. Değerini düşürmek. Bozmak. Karışık. Yabancı madde karıştırarak. Saflığını bozmak.

Compounded : Taksitle ödemek. Artırmak. Örtbas etmek. Birleştirmek. Takipten vazgeçmek. Anlaşmak. Çözmek. Halletmek. Uzlaşmak.

Befog : Karartmak. Şaşırtmak. Sis kaplamak. Sisle kaplamak. Sisle kapamak.

Confuses : Zihnini karıştırmak. Serseme çevirmek. Telaşlandırmak. Kafası karışmak. Farkedememek. Zihinsel karıştırmak. Bozmak. Birbirine karıştırmak.

Mixed up synonyms : churn, agape, disorganise, discombobulating, blend, rough up, farraginous, all over the place, bedazzled, dishevel, dishevelled, disheveling, embroiled, mix up, entangled, admix, admixing, bemusing, crabbiest, befuddled, byzantine, foxed, distorted, disorientated, bemuse, disoriented, add, aghast, browse, cock up, confound, rumple, at a loss.