Mobilizers türkçesi Mobilizers nedir

  • Harekete geçirici.

Mobilizers ingilizcede ne demek, Mobilizers nerede nasıl kullanılır?

Mobilizer : Harekete geçirici.

Immobilizer : Bir araca takılan ve çalınmasını önlemek amacıyla o aracın motorunu durduran elektronik güvenlik sistemi (motor durdurulduktan sonra aygıt çalışmaya başlar ve motorun tekrar çalıştırılmasıyla durur). Motor kilidi. Hareketi durduran veya sınırlayan şey. Motoru ve otomobilin elektrik sistemini hırsızlığa karşı kilitleyen şifreli elektronik sistem.

Mobilize : Akışkanlık kazandırmak. Harekete geçmek. Seferber olmak. Silah altına almak. Mobilize olmak. Seferber etmek. Tedavüle sokmak. Harekete geçirmek. Hareketlendirmek.

Mobilized : Seferber.

Mobilizes : Tedavüle sokmak. Akışkanlık kazandırmak. Seferber olmak. Mobilize olmak. Harekete geçmek. Harekete geçirmek. Hareketlendirmek. Silah altına almak. Seferber etmek.

Immobilize : Hareketsiz kılmak. Hareketini kısıtlamak. Tedavülden kaldırmak. Hareketsizleştirmek. Devinimsizleştirmek. Bloke etmek. Sabitlemek. Felce uğratmak. Durağanlaştırmak. Kımıldayamaz duruma getirmek.

Mobilization day : Seferberlik günü.

Mobilization : Mobilizasyon. Taşınma. Seferber etme. Harekete geçirme. Akışkanlık. Seferberlik. Nakil. Nakletme. Harekete gelme veya getirme.

 

Demobilized : Seferberliği sona erdirmek. Seferberliği kaldırmak. Demobilize etmek. Salıvermek. Hizmet dışı bırakmak. Terhis etmek.

Immobilizes : Tedavülden kaldırmak. Sabitlemek. Hareketsizleştirmek. Kımıldayamaz duruma getirmek. Hareketsiz kılmak. Yerinde tutmak. Felce uğratmak. Hareketsiz hale getirmek. Hareketini kısıtlamak. Bloke etmek.

İngilizce Mobilizers Türkçe anlamı, Mobilizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mobilizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pull together : Birlik içinde çalışmak. Kolektif çalışmak. Elbirliği ile çalışmak. Uyum içinde çalışmak. Elbirliğiyle çalışmak. Duygularına hakim olmak. Ekip çalışması yapmak.

Energisers : Kudret sarfedici. Güç verici. Elektrik enerjisi sağlayan aparatlar. Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. Kudret verici. Enerji besleyici. Enerji verici. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energizer). Canlandıran ve uyaran şey yada kimse.

Energizer : Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energiser). Kudret verici. Enerji sağlayıcı. Uyarıcı. Elektrik enerjisi sağlayan aparatlar. Kudret sarfedici. Enerji verici. Canlandıran ve uyaran şey yada kimse.

Zingy : Çok hızlı bir şekilde hareket etme. Keskin. Islık (ses). Sıradışı şekilde çekici. Süratlice hareket etme.

Energiser : Kudret sarfedici. Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energizer). Güç verici. Canlandıran ve uyaran şey yada kimse. Kudret verici. Uyarıcı. Enerji verici. Elektrik enerjisi sağlayan aparatlar. Tetikleyici.

 

Exciter : Uyarıcı. İkaz jeneratörü. İkaz cihazı. Uyarıcı dinamo. İkaz. Bir dizgenin, bir işlergenin çalışmasını sağlamak ya da bir olayı başlatmak için kullanılan ön enkeleme gereci. İkaz dinamosu.

Gather : Bir araya getirmek. Büzgü yapmak. Büyümek. Devşirmek. Toparlanmak. Bir araya gelmek. Tutmak. Büzmek (dikiş). İrin toplamak.

Call up : Getirtmek. Hatırlatmak. Alısünlemek. Telefon etmek. Orduya çağırmak. Anımsatmak. Silah altına almak. Telefonla aramak. Zeng vurmak. Anımsamak.

Marshal : Mareşal. İtfaiye şefi. Teşrifatçı. Yarış alanının giriş çıkışını yardımcılarıyla birlikte düzenleyip denetleyen yetkili. Protokol görevlisi. Polis müdürü. Alan yönetmeni. Polis şefi. Tanzimattan sonra osmanlı devletinde ve 1932'den bu yana türkiye cumhuriyetinde en yüksek askerlik aşaması. Dizmek.

Mobilizers synonyms : motivative, call, mobilise, mobilizer, collect, activator, send for, actuator, rally, energizers, exciters, summon, garner.

Mobilizers zıt anlamlı kelimeler, Mobilizers kelime anlamı

Spread : Meydan almak. Genişlik. Sapma (balistik). Uzatma. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Yayılım. Sürüştürmek. Kenara çekilmek. Ekmeğe sürülen şey. Yayılma.

Demobilize : Seferberliği kaldırmak. Hizmet dışı bırakmak. Salıvermek. Demobilize etmek. Seferberliği sona erdirmek. Terhis etmek.