Monetary erosion türkçesi Monetary erosion nedir

  • Para erozyonu.
  • Enflasyon dolayısıyla paranın değer kaybetmesi.
  • Para aşınımı.
  • Fiyatlar genel düzeyindeki artışa bağlı olarak satın alma gücünde ortaya çıkan azalma.
  • İktisat alanında kullanılır.

Monetary erosion ingilizcede ne demek, Monetary erosion nerede nasıl kullanılır?

Monetary : Para ile ilgili. Moneter. Parasal. Nakdi. Para. Mali. Paraya ait. Parayla ilgili.

Erosion : Aşınım. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum, erozyon. ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Erozyon. Aşınma. Sarsma. Yalama. Kemirme. Aşındırma. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden yoksun oluşuyla belirgin durum. dişte mine tabakasının aşınması. Toprak aşınımı.

Monetary aid : Para yardımı. Parasal yardım. Para ile yapılan her türlü yardım. krş. ayni yardım.

Monetary base : Para tabanı. Parasal taban. Rezerv para ile nakit paranın toplamından oluşan parasal büyüklük. rezerv paraya, türkiye cumhuriyet merkez bankasının açık piyasa işlemlerinden  doğan yükümlülüklerinin eklenmesiyle hesaplanan parasal büyüklük. krş. rezerv para 2.

 

Monetary crisis : Para bunalımı. Sataktaki para eksikliği nedeniyle çekilen sıkıntı. Para krizi.

Monetary economy : Parasal ekonomi. Para ekonomisi. Değişim aracı olarak paranın kullanıldığı ekonomi. krş. takas ekonomisi.

İngilizce Monetary erosion Türkçe anlamı, Monetary erosion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monetary erosion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Monetary erosion synonyms : a shift in supply, a shift in demand, a change in demand, a group shares, ability to pay approach, ability to pay principle.