Monohybrid cross türkçesi Monohybrid cross nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sadece bir kalıtsal karakter bakımından farklı olan ana baba arasındaki çaprazlama.
  • Monohibrit çaprazlama.

Monohybrid cross ingilizcede ne demek, Monohybrid cross nerede nasıl kullanılır?

Monohybrid : Bir karakter bakımından melez olan bireyler. Monohibrid. Monohibrit. Bir karakter bakımından farklı olan ana babanın melez dölü; bir alel çifti bakımından heterozigot birey.

Cross : Kızgın. Geçişmek. Düzenbaz. Karşıt. Kesişen. Haç. İkili te. Dargın. Çapraz. Hilekar.

Monohybride : Birli melez.

Across : Öbür yanında. Ortasından. Üstünden. Genişliğinde. Karşıya. Karşıdan karşıya. Çapraz. Boydan boya geçmek. Bir tarafından öbür tarafına. Çaprazlama.

Backcross : Geri çaprazlama. F1'deki farklı genotiplerin anlaşılmasını sağlamak amacıyla heterozigot f1 dölü ile homozigot çekinik ana ya da babanın çaprazlanması. Melezleme. Hibritleşme. Irk karıştırma. Çaprazlama.

Be cross : Kızmak. Küsmek. Darılmak. Asabı bozulmak. Sinirlenmek.

İngilizce Monohybrid cross Türkçe anlamı, Monohybrid cross eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monohybrid cross ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

 

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Monohybrid cross synonyms : abiotic factor, aardwolf, aardvarks, a protein, abacus bodies, abiotic environment.