Mons türkçesi Mons nedir

  • Belçika'nın güneybatısında bir şehir.
  • Vücutta çıkıntı.
  • Dağ.

Mons ile ilgili cümleler

English: A hideous monster used to live there.
Turkish: Orada korkunç bir canavar yaşardı.

English: Ali told his son the story about a monster that ate children.
Turkish: Ali oğluna çocukları yiyen bir canavar hakkındaki hikayeyi anlattı.

English: Ali is a monster.
Turkish: Ali bir canavar.

English: A huge monster is coming down the mountain.
Turkish: Kocaman bir canavar dağdan aşağıya iniyor.

English: A monster lay on a rock near the top of the mountain.
Turkish: Bir canavar dağın zirvesine yakın bir kayanın üzerinde yatıyordu.

Mons ingilizcede ne demek, Mons nerede nasıl kullanılır?

Mons veneris : Venüs tepesi.

Battle of mons : Mons muharebesi. Britanya ve almanya kuvvetleri arasında 22-23 ağustos 1914 tarihlerinde fransız kasabası mons'da gerçekleştirilmiş büyük bir birinci dünya savaşı muharebesi (mons'un almanlar tarafından ele geçirilmesiyle sonuçlandı).

Monseigneur : Monsenyör.

Monsieur : Mösyö. Bey. Bay.

Monsieurs : Mösyö. Bey.

Monstrosity : Gaddarlık. Zevksizlik timsali. Canavarlık. Canavar. Çirkin şey. Devasa ve çok çirkin şey. Ucube. Hilkat garibesi. Monstrozite.

Monster adventure : Canavar ya da benzeri bir doğaüstü yaratığı konu alan serüven türü. bk. dev masalı. Canavar serüveni.

 

Monsters : Ucube. Canavar. Dev.

Monstrance : Kutsal ekmek kabı.

Monster : Kocaman. Ucube. Hilkat garibesi. Canavar. Canavar ruhlu kimse. Azman. İri. Dev. Çok büyük. Gaddar adam.

İngilizce Mons Türkçe anlamı, Mons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fat : Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ. Şişko. İçyağı. Yağlı. Besiye çekmek. Katı yağ. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler.

Fatty tissue : Yağlı tabaka. Yağ dokusu. Hücrelerinde yağ granülleri bulunan özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. esmer yağ dokusu, beyaz yağ dokusu. Yağlı doku. Yağdoku.

Mounding : Tümsek. Tümsek yapmak. Höyük. Öbek. Tepecik. Tepe. Toprak set. Toprak yığını. Tepecikler yapmak. Yığın.

Jebel : Tepe. Bayır (ortadoğu'da ve kuzey afrika'da kullanılan terim).

Pubes : Ergen. Cinsel organ çevresindeki kıllar. Kasık kemikleri. Cinsel organ tüyleri. Kasık kılları.

Vulva : Ferç. Eşey deliği. Vulva. Dişinin çiftleşme organının en dış kısmı, vulva, ferç. vestibulum vajina, labiyumlar ve kilitorisin yer aldığı dış üreme organıdır. Memelilerde dişinin dış genital bölgesi. iplik solucanlarında (nematoda) ovaryumun dış açıklığı. Dişilik organı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Height : Yükseklik. Doruk. Yücelik. Yükselti. Pozisyon. En üst derece. Yüksek yer. Zirve.

Mounded : Tepecik. Tümsek yapmak. Öbek. Höyük. Yığın. Tepecikler yapmak. Tümsek. Tepe. Toprak set.

Loins : Bel. Fileto. Kuşak. Nesil. Rahim.

Mound : Tümsek yapmak. Höyük. Tepecikler yapmak. Tepecik. Tümsek. Yığın. Tepe. Toprak yığını. Toprak set. Öbek.

Mons synonyms : mons pubis, pubic region, montane, mountain, mons veneris, adipose tissue, mountains.