Mooning türkçesi Mooning nedir

  • Popoyu gösterme.
  • Dalgın dalgın dolaşmak.

Mooning ile ilgili cümleler

English: We're honeymooning.
Turkish: Biz balayına çıkıyoruz.

English: Ali and Mary are honeymooning.
Turkish: Ali ve Mary balayına çıktılar.

Mooning ingilizcede ne demek, Mooning nerede nasıl kullanılır?

Honeymooning : Cicim dönemi. Balayını geçirmek. Balayı yapmak. Balayına çıkmak. Balayı. Cicim ayı.

Moonie : Koreli dini lider sun myung moon'un müridi. Ay tarikati üyesi.

Moonier : Ay gibi. Ay ışıklı. Dalgın.

Mooniest : Ay gibi. Ay ışıklı. Dalgın.

Moonily : Sersem sersem (gezinmek vb).

Moon beam : Ay ışığı.

Moon eyed : Gece körü. Gözleri faltaşı gibi.

Moon cake : Ayçöreği. Ay çöreği.

Moon blindness : Tavuk karası. Gece körlüğü.

Moon faced : Mehlika. Ay yüzlü.

İngilizce Mooning Türkçe anlamı, Mooning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mooning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Content : Anlam yükü. Hazır. Doygun. Hoşnut etmek. Hoşnut. Memnun etmek. Öz. Kapsam. Razı. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü.

Refinement : Zerafet. Tasfiye. Kibarlık. Detay farkı. Düzeltme. Kemal. Geliştirme. Şeker, yeryağı, metal gibi özdeklerin katışıklardan ayrılarak elde edilme işlemi. Bir ölçme aracının değişik ölçüm boyutlarına ilişkin öğelerden ya da ölçümün çeşitli yanılgılardan ayıklanması. Nezaket.

 

Lesson : İbret. Paylama. Azar. Ders. Çimke. Hisse.

Symbolisation : Sembolleştirme. Sembolizasyon. Simgeleme. Simgeleştirme.

Essence : Ruh. Asıl. Öz. Nitelik. Nefis. Cevher. Esans. Esas. Bir olgunun kökenini, ırasını ve gelişme eğilimlerini belirleyen en derin, en durağan özelliklerinin ve ilişkilerinin tümü.

Period : Birbirini izleyen ve belli aralıklarla yinelenen aşamalardan her biri. Çekit. Bir çağ içinde birbiri ardınca gelen zaman kesimi. Dönem. Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. örnek: jura devri, mezozoik çağın bir alt bölümüdür. periyot. Ders saati. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Dönüm (astronomi terimi). Yinelenen olaylar arasında geçen düzenli zaman aralığı. Periyot.

Subtlety : Zeka. Anlaşılmazlık. Detay. Kurnazlık. Bir ölçümün küçük ayrımları yansıtma yeteneği. Şeytanlık. Zekice fikir. İnce eleyip sık dokuma. İnce ayrıntı. İnce fark.

Moon around : Dalgın dalgın dolanıp durmak.

Sense : Hissetmek. Duygu. Duyarlı olmak. Duymak. Anlayış. Duyum. Kanı. Bilgisayar, eğitim, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anlama yetisi. Duyu.

Shade : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lambayı, gözden gizlemeye yarayan, saydamsız ya da yayıcı türlü maddelerden yapılmış örtü. Lambalık. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renközü. Gölgelendirmek.

 

Mooning synonyms : time period, grammatical meaning, early morning hour, morning time, period of time, daytime, import, intension, message, point, forenoon, significance, intent, substance, moon, spirit, purport, signification, effect, moon about, day, burden, referent, nuance, lexical meaning, connotation, moral, moons, symbolization, morn, mooned, gist, core.

Mooning zıt anlamlı kelimeler, Mooning kelime anlamı

Night : Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akşam. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Tün. Gece. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Cehalet. Karanlık.

Unemotional : Duygusuz. Hissiz. Heyecansız. Heyecanlanmayan.

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Mooning antonyms : unstimulating, unmoving.