Moribund türkçesi Moribund nedir

  • Ölmek üzere.
  • Ortadan kalkmak üzere olan (fikir vb).
  • Can çekişmekte.
  • Çok sönük.
  • [#ölüm Ölümcül].
  • Can çekişen.
  • Adet.
  • Ölmek üzere olan.
  • Zayıf.
  • Ölüm halinde.

Moribund ingilizcede ne demek, Moribund nerede nasıl kullanılır?

Memento mori : Öleceğini hatırla. İnsana ölümü hatırlatan bir nesne. Ölüm sembolü. Ölümü çağrıştıran.

Moria : Morya. Tapınak dağı (ayrıca moriah). Moriah dağı. Hz. süleyman'ın tapınağını inşa ettiği yer. Genel olarak vaadedilmiş topraklarla alakalı yer. Hz. ibrahim'in hz. ishak'ı kurban etmeye hazırlandığı kutsal yer.

Moricizine : Morisizin. Morizisin. Taşiaritmilerin tedavisinde kullanılan fenotiyazin türevi bir ilaç.

Morin : Moren.

Morina liver oil : Morina ailesi balıkları karaciğerinden elde edilen, her bir gramında en az 300 ıcu vitamin içerecek biçimde a ve d vitaminleri eklenmiş morina balığı karaciğeri yağı. Morina karaciğer yağı.

Morinda : Hint dutu.

Alanis morissette : Kanada doğumlu ünlü rock müziği sanatçısı.

Morine abrasion : Dalganın, taşıdığı taş, parça ve kırıntıların, kıyılara çarpmasıyle yaptığı aşındırma. Dalga aşındırması.

Amorist : Kadınların sevgilisi. Çapkın. Aşık.

Moritone : Kurgunun çeşitli işlemlerini gerçekleştirmekte kullanılan ve bakımlığın daha geliştirilmiş, ayrıntılı biçimi olan aygıt. (bu aygıtlar çok çeşitlidir ve genellikle moviola, editola, vb. gibi tecim adlarıyla anılır). Kurgu aygıtı. Bakımlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Moribund Türkçe anlamı, Moribund eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moribund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decrepit : Eli ayağı tutmaz (argo terim). Yıpranmış. Moruk. Eski. Dermansız. Külüstür. Eskimiş. Eli ayağı tutmaz. Zayıf düşmüş. Bir ayağı çukurda.

Mortally : Ölecek şekilde. Ciddi. Öldürücü biçimde. Ölümcül şekilde. Dehşetle.

Bleedings : Kanayarak. Havasını alma. Beton sütü. Suverme. Kanayan. Allah'ın cezası. Kanama. Kanatma.

Bleeding : Kanayan. Allah'ın cezası. Beton sütü. Kanayarak. Kanın veya alyuvarların kalp ve damarlar dışına çıkması, hemoraji. Suverme. Lanet. Havasını alma. Kanatma.

At the point of death : Ölmek üzere iken. Ölüm anında.

Boniest : Kemiksel. Kemikleri çıkmış. Bir deri bir kemik. Kemik gibi. Sıska. Kılçıklı. Kemikli. Kemiksi.

Formality : Tören. Resmilik. Samimiyetsizlik. Usul. Formalite. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki. Biçimcilik. Teklif. Biçinti.

Entries : Kayıt. Girme. Girdi. Sahneye çıkma. Girişler. Madde. Gümrükten giriş işlemleri. Katılma. Kapı.

Adynamic : Adinamik. Güçsüz.

Not long for this world : Bu dünyadan gidici. Ölümü yakın.

Moribund synonyms : undynamic, folkway, deathful, fashions, customary usage, custom, pernicious, deficient, fatal to, anile, fashion, mortals, far gone, dickies, in the throes of, atonics, angular, asthenic, deadly, convention, deadlier, backboneless, stagnant, atonic, folk, bony, consuetude, deathly, deadliest, cadaverous, cachectic, fatal, courses.

 

Moribund zıt anlamlı kelimeler, Moribund kelime anlamı

Nascent : Vücuda gelmiş. Nasent. Açığa çıkan. Başlangıç. Gelişmeye başlayan. Doğan. Oluşmaya başlayan. Yeni doğmuş. Yeni oluşan. Olgunlaşmamış.

Dynamic : Aktif. Mekanik gücü olan. Devimsel. Dinamik. Bilgisayar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Faal. Enerjik. Kuvvetli. Canlı. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği.

Moribund ingilizce tanımı, definition of Moribund

Moribund kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : At the point of death. Dying. A dying person. In a dying state.