Morsels türkçesi Morsels nedir

Morsels ingilizcede ne demek, Morsels nerede nasıl kullanılır?

Morsel : Ufak parça. Lokma. Parça. Zerre.

Morseling : Parça. Ufak parça. Lokma. Zerre.

Remorseless : Vicdanı sızlamayan. Kalpsiz. Amansız. Aman vermez. Vicdansız. Merhametsiz. Allahtan korkmaz. Acımasız.

Remorselessly : Vicdansızca. Merhametsizce. Acımasızca.

Remorselessness : Merhametsizlik. Vicdansızlık. Acımasızlık.

Remorsefully : Pişman olarak. Pişmanlık duyarak.

Premorse : Birdenbire kesilmiş.

Pangs of remorse : Vicdan azabı.

Remorse : Pişmanlık. Vicdan azabı. Nedamet. Kahır. Vicdan. Büyük pişmanlık.

Remorseful : Pişman. Pişmanlık duyan. Vicdan azabı çeken. Çok pişman.

İngilizce Morsels Türkçe anlamı, Morsels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Morsels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condyles : Kondil. Eklem bacaklıların eklemleri arasındaki uygun yüzeyler. Yuvarlak eklem çıkıntısı. Eklem yumrusu. Kemik ucu yumrusu. Kemik ucu. Kondiles.

Atoms : Çok az miktar. Atom.

Chaw : Ağız dolusu. Çiğnemek (özellikle tütün). Çiğnemek. Yutmadan çiğnemek.

Corpuscule : Göze. Parçacık. Kan hücresi. Kan yuvarı. Newton'un ışının yayımı kuramında, çok yüksek hızlı küçük özdek parçacıklarına verdiği ad. Yuvar. Nesnecik.

 

Dit : Mors alfabesi'nde kullanılan nokta veya kısa işaret. Kararlanmış. Söylenen.

Atom : Öze. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cevher. Bir elementin tüm özelliklerini içeren en küçük birimi. Bir elementin kimyasal tepkimeye girebilen en küçük parçası. Çok az miktar. Öğecik. Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir çekirdek içinde çeşitli sayıda proton, nötron gibi temel parçacıklar ile çekirdek çevresinde çeşitli konumlarda (erke düzeylerinde) yer alan elektronlardan oluşan ve öğelerin kimyasal tepkimelere katılan en küçük birim nicelikli parçacığı.

Aughts : Sıfır. Şey. Hiçbir şekilde. Hiç. Nesne.

Broken piece : Kıymık. Çentik. Kırık parça. Yonga.

Batches : Bir defada alınan miktar. Yığın. Bir fırın ekmek. Grup.

Wad : Tutam. Tapa. Tıkamak. Tıpa. Vatka koymak. Tıkaç. Tomar haline getirmek. Tomar yapmak. Demet. Pamukla doldurmak.

Morsels synonyms : international morse code, corpuscles, scrap, cake, quid, dah, aliquot, donut, bite, donuts, broken pieces, atomies, code, condyl, morseling, bolus, snippet, batch, aliquots, glimmered, atomy, gobbet, avulsions, morsel, sop, aught, crumb, chew, glimmers, bits, doughnut, dot, avulsion.